ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
      İhsan Ozanoğlu (1907-1981)

İhsan Ozanoğlu Senden Aldı Ozan Bunca Varını
Aşkım Sende Buldu Lâlezârını
Gel Ağlayalım Gel Bırak Yarını
Hey Beni Teline Bağlayan Sazım


Âşıklık geleneğinin Kastamonu’daki son temsilcisi bir saz şairi, aynı zamanda edebiyatçı, öğretmen, gazeteci, müzik ve din adamıdır.

Eğitim ve öğretimine Nasrullah İlk Mektebiyle başlayan Ozanoğlu bu okulu birincilikle bitirmiş, Darülhilâfet-ül Âliye Medresesi tahsilinin ardından İmam Hatip Mektebinden, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulundan mezun olmuştur. Eğitim ve öğretim kurumlarında aldığı ilmi yeterli görmeyen Ozanoğlu, devrin ünlü âlim ve hocalarından özel dersler alarak kendisini yetiştirmiştir. İhsan Ozanoğlu ilk dinî eğitimini ise annesi Emine hanımdan almıştır. Ozanoğlu’nun Annesi Hafıze Emine Hanım dinî mûsikî bilgisi, kültürü ve birikimi ile aydın bir Türk kadını olarak yörede tanınmıştır. Arapça ve Farsça bilen Emine hanım, oğluna Kur’ân okumayı öğretmiş ve ezberlettirmiştir.

1928 yılında öğretmen olarak atanmış, 1938 yılına kadar Kastamonu’daki çeşitli okullarda bu görevine devam etmiştir.

Arapça, Farsça, Fransızca ve İbranice bilen İhsan Ozanoğlu 1946 yılında Kastamonu Memleket Kütüphanesi Müdürü olarak atanmış ve 17 yıl süren bu görevinden 1963 yılında emekli olmuştur.

Şiirle küçük yaşlarda tanışmış, koşma ve semai tarzının önceliklerini öğrenmiş, hem halk hem de divan şiiri tarzında şiirler yazmıştır. 1923-1973 yılları arasında yazdığı klasik şiirleri içeren bir “divan” oluşturmuştur.

İhsan Ozanoğlu’nun özellikle Kastamonu kültür ve folkloruna ilişkin yüzlerce kitabı mevcut olup, ne yazık ki bunlardan çok azı basılı hale getirilebilmiştir. Ozanoğlu’nun dolu geçen yaşamında gazetecilik de ayrı bir yer tutar. Doğrusöz, Kastamonu, Birlik ve Yenises gibi gazetelerde ve çeşitli dergilerde yüzlerce makalesi yayınlanmıştır.

Mûsikiye de şiir gibi çocukluğunda başlamış, uzun yıllar tanbur çalmıştır. Mûsikîdeki üstatları; Neyzen Emin Dede, Karakadıoğlu Rıfat Bey ve Kompozitör Kemal İlericidir. Saz çalmayı Âşık Hasan’dan öğrenmiştir. Doğu ve batı mûsikîsi esaslarına vakıf bir müzik adamı olan Ozanoğlu ayrıca nota ve saz dersleri de vermiştir.

Tüm yönleri içinde elbette ki öne çıkan özelliği âşıklığı ve “Âşık İhsan Ozanoğlu” olarak anılmasıdır. 1975 yılında Konya’da Âşıklar Bayramına katılmış, burada “en kültürlü halk ozanı” ve “âşıklar babası” seçilmiş ödüller almıştır. Birçok ünlü halk ozanıyla çeşitli tarih ve zamanlarda irticalen atışmalar yapan Ozanoğlu 1942 yılında Kastamonu Halkevinde düzenlenen bir toplantıda, o tarihlerde Göl Köy Enstitüsünde türkü öğretmenliği yapmakta olan ünlü halk ozanı Âşık Veysel ile de irticalen bir atışma yapmıştır.

Kültür ve sanatımıza yaptığı hizmetleri folklor araştırmacılığı yönüyle de sürdüren İhsan Ozanoğlu, Kastamonu Yöresine ait türkülerin ve halk müziği ezgilerinin TRT ve Devlet Konservatuarları arşiv ve repertuarlarına kazandırılması konusunda “kaynak kişi” sıfatıyla emek vermiştir. Bu özelliği ile Kastamonu yöresinin kendine özgü folklorik ve kültürel yansımaları olan müzik eserlerinin zamanla unutulmasını ve kaybolmasını önlemiştir. Adı geçen Kurumların arşivlerinde mevcut Kastamonu türkülerinin çoğu Ozanoğlu’ndan derlenmiştir.

İhsan Ozanoğlu’ndan derlenen bu türküler arasında “Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı, Benden Selam Olsun Bolu Beyine, Sıvastopol Önünde Yatan Gemiler, Mapushane Çeşmesi, Demirciler, Asker Katar Katar Olmuş Gidiyor” gibi ünlü türküler vardır.

Hayatını kısaca anlatmaya çalıştığımız İhsan Ozanoğlu 13 Şubat 1981 yılında Kastamonu’da vefat etmiştir.

KAYNAKLAR:
Ali Rıza Önder: Folklorcularımız İhsan Ozanoğlu, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi 1976- 7543
Dr.İrfan Ünver Nasrattınoğlu: Türkiye İş Bankası Kültür ve Sanat Dergisi 1995
M.Nasıh Çelenligil: Ozanoğlu Hayatı ve Şiirleri 1944
Sadi Yaver Ataman: “İhsan Ozanoğlu”, Türk Folkloru 1981
1967 Kastamonu İl Yıllığı

Hazırlayan: Can OZANOĞLU



HACI BEKTAŞ

Bağrımda teslim taşı,
Nar’a urasım gelir.
Hünkâr Hacı Bektaş’ı,
Varıp sarasım gelir.

Gönülde gözde Ali,
Bâtında yüzde Ali,
Olunca özde Ali,
Divan durasım gelir.

Odur ilmin kapısı,
Yıkılmaz hiç yapısı,
Onda gönül tapusu,
Yüzüm süresim gelir.

Hasan’a dil bağlarım,
Şah Hüseyn’e ağlarım,
Bir sel gibi çağlarım,
Dağlar yarasım gelir.

Ayım, yılım on iki,
Sağım solum on iki,
Nur kandilim on iki,
Bezme giresim gelir.

Ben garibim bu ilde,
Ah çekerim saz elde,
Hacı Bektaş gönülde,
Kalkıp varasım gelir.

Hasrete dayanılmaz,
Sevdadan uyanılmaz,
Sevilmeyen anılmaz,
Her an göresim gelir.

Bağrım dolu hicrandır,
Sâki kadeh dolandır,
Hayat düştür, gümândır,
Hayra yorasım gelir.

Bayırından dağından,
Bektâşi toprağından,
Erenlerin bağından,
Gonca deresim gelir,

Ozanoğlu bir candır,
Hünkâr kaç kurbandır,
Sâki tas tas dolandır,
Kadeh kırasım gelir.


ŞEMSİ YASTIMAN’A

Ben gerçeğin düşkünüyüm
Öpülecek el isterim…
Ben yolumun eşgünüyüm
Doğru gider yol isterim.

Çekmem yarın için kaygu
Kemale yetmez bu duygu
Sana var içimde saygu
Ne para ne pul isterim

Ozan çoktur dosta azım
Sermest geçer kışım yazım
Telsiz kaldı meydan sazım
Senden takım tel isterim

  SAZIM

Deli bir bülbülsün yine bu gece,
Dizimde inleyen, ağlayan sazım,
Göksünde mızrabın yeli estikçe,
Coşkun sular gibi çağlayan sazım!..

Öksüz bir kuş gibi titrer kanadın,
Kanlı bir sızıdır zârın, feryâdın.
Saz değil, hasta bir gönüldür adın;
Çaldıkça kalbimi dağlayan sazım !

Senden aldı ozan bunca varını;
Aşkım sende buldu lâlezârını.
Gel ağlayalım, gel bırak yarını;
Hey beni teline bağlayan sazım !..

ŞEMSİ YASTIMAN’A

Felek aldı ne var ise
Sahan bitti tas’a geldi.
Kol uzun lakin tel kısa
Tek sarıdan tasa geldi

Sazdır gönlümü arıtan
Farkım yok hala arıdan
Birisi üst alt sarıdan
Tecellimiz..kısa geldi.

Tek kol ile baş edilmez
Tek ayak yola gidilmez
Tipi var sayak güdülmez
Usare yok pusa geldi.

Sayma Şemsi!.. Gevezelik
Gönlümüzde var tazelik
İçilmez yoksa mezelik
Keder gitti, gussa geldi.

Yok! Ben yine pes diyemem
Fakat hep ters es diyemem
Hasma cengi kes diyemem
Küse gider küse geldi

Bizim sözlerimiz hezel
Senin (âb-ı name)n çok güzel
Sana Musa gibi ezel
Kalemin bir âsâ geldi.

Sen yassılar Yastımansın
Söz, saz her işte yamansın
Ehl-i kemal bir insansın
Her sözün bir hıssa geldi.




 

 




anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]