ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
        Kemal Eroğlu
    Kemal Eroğlu
Aradım derdimin dermanı yoktur 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş 
Felek ile derd-i davamız çoktur 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş



        Kahpe felek kapımızı çalmadan 
        Azrail gelip de canım almadan
        Eroglu'yum ölüp toprak olmadan 
        Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

fotoğraf: ilhami yıldırım

    15 Ekim 1953 tarihinde Ankara da doğdu. İlk okulu çeşitli illerde (İstanbul, İzmir, Edirne, Babaeski, Ankara) da okuduktan sonra orta ve sanat okulu torna ve tesviye bölümünü Ankara da bitirdi. O yıllarda bağlamaya karşı olan sevgisi bağlama öğrenmeye ve ders almaya yöneltti. Ankara'da Mehmet Cihan müzik evinden bağlama ve nota eğitimi almaya, türküleri öğrenmeye başladı.

Ailede, dayısında gördüğü bağlamayı daha geliştirip doğru ve güzel ses çıkartmak adına başladığı yolculuğu, yine Mehmet Cihan Müzik Evindeki bağlama yapım atölyesinde yeni bir çalışmayla devam etti. Orada bağlama yapımını da öğrenmeye ve işin mutfağında bunun nasıl şekil aldığını, hangi evrelerden geçip çalınır hale geldiğini öğrenmeye başladı.

Sanat okulunda gördüğü teknik resim,simetri, genel estetik ve resimsi bir görünüş onu gördüğü ve beğenmediği bağlamaları daha güzel görüntüde ve estetik, aynı zamanda doğru ses çıkarabilen bağlamaları yapmasında yardımcı oldu. Ders almaya gittiği müzik evi'nde çalışmaya başladı. Okul bitiminde okullu bir tornacı ustası olarak iş bulamayınca, yine aynı müzik evi'nde çalışmaya başladı. O yıllarda kendisinden daha önce bu işe başlamış olan eski ustalardan nasıl yapıldığını sorarak öğrenmek dışında, atölyeye gelen zamanın ünlü üstatlarından da eleştiri ve öneriler almaya başladı. Çıraklık dönemlerinde ona yol gösteren, Yusuf Yeniay, Halil Yeniay, Yaşar Külekçi, Ahmet usta ve kendisine örnek olabilecek bazı ustalardan feyiz aldı.

Daha sonraki kalfalık ve ustalık dönemlerinde yine dönemin usta icracılarıyla çalışma ve meşk etme fırsatı buldu. Ahmet Gazi Ayhan, Yaşar Aydaş, Emin Aldemir, Hacı Taşan, Zekeriya Bozdağ, Muharrem Ertaş, Yıldıray Çınar, Şinasi Cihan, Rıfat Balaban ve daha birçok hoca ve sanatçıya bağlama yaptı.

1974 yılında askere gidip döndüğünde yine bağlamalarına ve atölyesine kavuştu. 1980 yılına dek Ankara'da mesleğini sürdürdü, daha sonra yeni ufuklar ve arayışlar için, birazda sanatın merkezi olmasından ötürü İstanbul'a taşındı. Önceleri ufak atölyelerde geçimini temin etmek için çalıştı. Bu arada Arif Sağ ve Yusuf Toraman ile tanıştı. 1981 yılında Aksaray'daki Arif Sağ müzik evinde birlikte çalışmalara başladılar. Bu, hem yeni bir iş hem de yeni arayışların başlangıcı oldu. Hem Arif Sağ'a bağlama yapıp beğendirebilmenin heyecanını hem de,onun çağdaşı diğer hoca ve üstatlarla tanışıp çalışma fırsatı buldu.

Bu dönemlerde, Nida Tüfekçi, Orhan Gencebay, Aşık Mahzuni, Muharrem Akkuş, Sarı Zeki, Selda, Emre Saltık, Rahmi Saltuk, Erdoğan Eskimez, İrfan Kurt, Muhlis Akarsu, Musa Eroğlu gibi üstat ve sanatçılara bağlama yaptı. 1983 yılında oradan ayrılıp şimdiki atölyesini kurdu. Araştırma ve geliştirme adına yola çıktığı yolculuğuna burada da devam etmekte. Daha özgür ve yeni şeyler yapmaya amaçladığı atölyesinde çalışmalarını sürdürürken, Erkan Oğur'la başlayan yeni bir döneme de imza attı. Unutulmaya başlamış sazımız kopuz, yine Erkan Oğur'un tasarımı 6 sıralı 12 telli oğur sazı'nı yapıp çalınır hale getirme çalışmalarını sürdürüyor.

İşimi bana onlar öğretti dediği usta icracılarla çalışmalarına devam ediyor. İsmail Hakkı Demircioğlu, Arif Sağ, Erdal Erzincan, Grup Yorum, Kardeş Türküler, Güler Duman, Ferhat Tunç, Suavi, Adnan Koç, Cihangir Terzi, Engin Şafak Gürler, Cengiz Özkan, Muharrem Temiz, Yılmaz Çelik, İsmail Özden, Emre Saltık, Metin Karataş, Sadık Gürbüz, Okan Murat Öztürk, Nida Ateş, Ulaş Özdemir, Engin Arslan, Hasan Saltık, Sinan Çelik, Ayla Karacan, Özlem Özdil, Bekir Karadeniz, Ayhan Zorlu ve daha birçok sanatçı, öğretim görevlisi hoca icracılarla çalışıyor.

Çalışmaları ve kendisi İ.T.Ü. Konservatuarı Enstrüman yapım bölümünden mezun olan birçok öğrenciye bitirme tezinde örnek olan ve tez konusu olan Kemal Eroğlu kendini şöyle ifade ediyor: "35 yıla yakın bu sanat yolculuğunda henüz işin başındayım, eskiler, mesleğin ilk otuz yılı çok zordur derlerdi. Ben, yeni yola çıktım daha yeniyim" diyor.
 

Kemal Eroğlu
Kopuz Müzik Evi-İstanbul
[email protected]



Basından:
STRADİVARİUS'UN KEMANI, DAYIMIN BAĞLAMASI


Eserlerinden bazıları:

Yandırıyorsun

Müzik: İsmail Özden

Gel Karşıma Görün Kimsin Nerdesin 
Neden Köşe Bucak Saklanıyorsun 
Bilmem Burda Bilmem Başka Yerdesin 
Yine Üstümüzde Haklanıyorsun 

Meleklerin Vardır İki Kanatlı 
Hızırların Vardır Bilmem Kaç Atlı 
Zemzem Suyun Akar Tatlı Mı Tatlı 
Bir Damla İçirip Kandırıyorsun 

Kardeşi Kardeşe Vurduruyorsun
Umulmadık Sual Sorduruyorsun
Kitaplar Gönderip İnsanoğlunun
Aklını Başından Aldırıyorsun

Dünyanın Üstü Var Ama Altı Neresi 
Üç Beş Gün Yaşarız Şunun Şurası 
Eroğluyum Çeker Çeker Aşkın Çilesi 
Cehenneme Atıp Yandırıyorsun 


Derdim Bitmez

Müzik: İsmail Özden

Döner dolap çevrilirim 
Geçer ömür derdim bitmez 
Diyar gurbet savrulurum 
Geçer ömür derdim bitmez

Misafiriz biz bu handa
Gah o yanda gah bu yanda 
Can bedenden çıkmayanda 
Geçer ömür derdim bitmez

Kimi gelir kimi gider
Gelmeyenler merak eder 
Dertler bedenimi yutar 
Geçer ömür derdim bitmez

Merak edip sual sordum 
Düşlerimi hayra yordum 
Eroglu'nu hasta gördüm 
Geçer ömür derdim bitmez


Deli Gönül

Müzik: Güler Duman

Deli gônül senden şikayetim var 
Neden bir soysuza kul ettin beni
Gônül dağlarımdan eksik olmaz kar 
İndirip düzede sel ettin beni

Hayali uzakta varamaz elim 
Kesildi dermandan her iki kolum 
Yanıma gelince açılan dilim
Pelteğe döndürdün lal ettin beni

Eloğlu anlamaz bendeki derdi
Felek bunca gamı hep bana verdi
Yalanım yok bunu her kişi gôrdü
Vurdun dalımada deli ettin beni

Eroglu'm Kemal'e ermeden yaşım 
Büküldü bellerim döküldü dişim 
Kesildi dünyadan ekmeğim asim 
Yandırıp canimi kül ettin beni


Geceler

Müzik: İsmail Özden

Geceleri karanlık 
Sokaklar sensiz sensiz
Üşüyorum yorgunum
Yaşadığım belirsiz

Sabaha daha çok var
Yeni güne hıncım var
Yarın akşam olmadan
Daha ne umutlar var

Hele bir sabah olsun
Yalnızlığım kaybolsun
Gün geceye dönmeden
Şu bulutlar dağılsın

Yeni güne merhaba
Kurda kuşa böceğe
Yıkılmadım ölmedim
Kızmıyorum geceye


Yar Bana Küsmüş

Müzik: İsmail Özden

Nazlı yar ardından gidem diyorum
İleri gidemem yol bana küsmüş
Bülbülsüz gönlümde gülü nideyim
Açmıyor bahçemde gül bana küsmüş

Bir selam gönderdim almamış yarim
Çağırırım bana dönmüyor zalim
Nazlı yar küserse nic'olur halim
Gelmiyor mektubu pul bana küsmüş

Eroğlu'yum yanıp kül olsam bile
Söylenir sevgimiz hep dilden dile
Alışmalı artık şu gurbet ele
Sılaya dönemem yar bana küsmüş


Tutuşur Tutuşur

Müzik: Ayla Karacan

Kor ateşlere yanarım 
Tenim tutuşur tutuşur
Sevdan benden geçer sandım
Külüm tutuşur tutuşur

Emek verdim yıllarına
Canım koydum yollarına
Dolanaydım kollarına
Elim tutuşur tutuşur

Ağrı dağı kadar yüce
Derdim dağlardan da koca
Hiç durmadan gündüz gece
Yolum tutuşur tutuşur

Eroğlu yum desem dile
Düşürdün dilden dile
Ahirete göçsem bile
Ölüm tutuşur tutuşur
  Güne karşı duran güzel

Müzik : Ayla Karacan

Güne karşı duran güzel
Yanar tenim eylenme gel
Beni derde salan güzel
Ardımızda söylenme gel

Dün severdin yalan oldu
Gül bahçemde gülüm soldu
Hoyrat gelip dalım kırıldı
Seher vakti çiğlenme gel

Eroğluyum orda burda
İçim yanar tenim korda
Al hançeri beni vurda
Yad ellerde eylenme gel

Dün severdim yalan oldu
Gül bahçemde gülüm soldu
Hoyrat gelip dalım kırıldı
Seher vakti çiğlenme gel


Gücün Yeter Mi

Müzik: İsmail Özden

Benliği terk edip söyle bir baksan
Ölümden kaçmaya gücün yeter mi 
Yedi kat yerde de göğe de çıksan 
Ölümden kaçmaya gücün yeter mi

Ağa paşa olsan bey olsan
Dünyaya hükmeden cihan şahı olsan
Ferman bende diyip safda durdursan
Ölümden kaçmaya gücün yeter mi

Eroglu'yum gördüm dünya halini 
Terk edip gidersin burda malini 
Üç beş kişi taşır ancak salını 
Ölümden kaçmaya gücün yeter mi


Gel Yetiş*

Müzik: Erdal Erzincan

Aradım derdimin dermanı yoktur 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş 
Felek ile derd-i davamız çoktur 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

Tenhalarda haber saldım yüceden 
Bir cevap bekledim mimden heceden 
Hiç haberim yoktur günden geceden 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

Yüce dağ başını mekan eyledim 
Kurda kusa müşkül halim söyledim 
Bilmem ki ben sana ne is eyledim 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş

Kahpe felek kapımızı çalmadan 
Azrail gelip de canim almadan
Eroglu'yum ölüp toprak olmadan 
Medet sende n'olur gel yetiş yetiş


Yaz Baharı 

Müzik: Güler Duman

Yaz baharı geldi geçti ömrümün
Hazan yeli talan etti gidiyom
Vahı kaldı ahi geçti ömrümün
Bu gün yarin o da bitti gidiyom

Önce emekledim sonra yürüdüm
Niceleri pesim şifa sürüdüm
Bunca yıldır ucun ucun eridim
Yok oldu bedenim bitti gidiyom

Eroglu'yum ummanlara dalarım
Bir dokunsan bin bir derdi sayarım
Zembereğin bozuk yoktur ayarım 
Ayları yıllarca kattım gidiyom

Eroglu'yum efkarımdan söyledim 
Derman arar iken derdi boyladım 
Bilmezler ki kaç hekime söyledim 
Daldım ummanlara aktım gidiyom


Benim Sevdalarım

Müzik: Güler Duman

Gürül gürül akan nehire benzer
Benim sevdalarım hep deli olur
Bazen köye bazı şehire benzer
Benim sevdalarım hep deli olur

Ne beni bırakır ne de ben onu
Bilmem nere varır bu işin sonu
Pusulası yoktur şaşırır yönü
Benim sevdalarım hep deli olur

Sevdiğim güzeller yaşımdan aşkın
Hercai bu gönül güzele düşkün
Eroğlu utanmaz pişkinmi pişkin
Benim sevdalarım hep deli olur


Er Geç Gelir Ölüm Gardaş

Müzik: Ayla Karacan

Bu dünyada eni sonu 
Er geç gelir ölüm gardaş
Bilirsinya sende bunu
Er geç gelir ölüm gardaş

Malın varsa burda kalır
İyilik et senle gelir
Nerde olsan arar bulur
Er geç gelir ölüm gardaş

Dinli dinsiz dede hoca
İster genç ol ister koca
Yansa ocak tütse baca
Er geç gelir ölüm gardaş

Saltanat sür iyi yaşa
İster bey ister paşa
Uzaklaşsan koşa koşa
Er geç gelir ölüm gardaş

Eroğlu'yum ölüm bana
Sen çok yaşa kana kana
Bugün bana yarın sana
Er geç gelir ölüm gardaş



*"Medet sende n'olur gel yetiş yetiş" dizeleri Erdal Erzincan tarafından "Medet senden yetiş İmam Hüseyin" olarak söylenmektedir.

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]