ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
        ZİLELİ CEYHUNİ
 
 
  El vurup tabibe incitme beni
    Zira aşk derdine derman bulunmaz
    Ne derttir bilmezem sızlatan beni
    Can gider visale canan bulunmaz

             Çok gördüm feleğin serencamını
             Murat üzere kimler aldı kanımı
             Kanda nuş ederse ecel camını
             Göçen Ceyhuni’den nişan bulunmaz
 



    Aşık Ceyhuni, Ceyhuni Baba ve Ceyhuni diye de anılan Zileli Ceyhun 1847’de Zile’nin Çıkrıkçı mahallesinde doğar. Asıl adı Ömer’dir. Babası Çördükoğulları’ndan Ahmet’tir. (Kimi yazarların Ceyhun’yi Çorumlu göstermeleri yanlıştır, belki de bu, onun Çorum’da Kahyaoğulları’ndan Meryem’le evlenmesinden doğmuştur.)

Ceyhuni bir süre Aşık Tokatlı Nuri’ye çıraklık etmiş. (Ceyhuni adını da kendisine ustası takmış.) Sesi güzel, kendisi de uzun boylu, yakı şıklıymış. İyi saz çalar, geçimini bu yolla sağlarmış. Düğünlerle derneklerde, kahvelerde çöğür denen 12 telli sazı beceriyle kullanırmış. Çevre köyleri, kentleri dolaşır, sık sık yolculuğa çıkarmış. Bu arada Sivas, Çorum, Ankara ve İstanbul’a kadar gitmiş. Çayırcı ve Veliefendi çayırları ile semai kahvelerinde saz çalmış, karşılaşmalara katılmıştır. Ankara’da iken Vali Faik Memduh Paşa Aşık Cemali ile onu konağına çağırmış, saz çaldırıp bağışta bulunmuştur.

Ceyhuni Tokatlı Nuri ile Erzurumlu Emrah’ı çok sever, ikisini de ustası sayarmış. Kendisi de birtakım şairlere ustalık etmiştir: Niksarlı Bedri ve Cesuri, Zileli Mevci ve Nagami, Tokatlı Cemali ve Hicri, Yozgatlı Mes’udi ve Seyhuni, Sivaslı Pesendi vb. Bu ünlü çıraklar Ceyhuni’nin çevrede ne denli sevildiğini ve etkili olduğunu göstermektedir.

Ceyhuni 1912’de Çorum’un Alaca ilçesine bağlı İsa Hacılı köyün de ölmüştür.

Bektaşiliğe bağlanan Ceyhuni şiirlerinde, hem inançlarını yansıtmış, hem de aşk, doğa, ayrılık temlerini işlemiştir. Arada bir çevresinde ki olaylardan (sıtma vb.) söz etmiştir. Dilinde Osmanlıca sözcüklere de yer vermiştir. Gazeller ve şarkılar da yazmıştır.

YAPITI
Ceyhun7nin şiirleri cönklerle dergilerde (Çorumlu, No.6-7; Yeni Türk, No.37; Halk Bilgisi Haberleri, No.9 vb.) kalmıştır, kitaplaşmamıştır.
 

Asım Bezirci
Türk Halk Şiiri
 


Eserlerinden bazıları:

EL VURUP TABİBE İNCİTME BENİ

El vurup tabibe incitme beni
Zira aşk derdine derman bulunmaz
Ne derttir bilmezem sızlatan beni
Can gider visüle canan bulunmaz

Var iken sinede hezaran dağlar
Aşk oduna düştüm can evim yanar
Yar ile sine saf olacak dağlar
“At bulunur meydan bulunmaz”

Çok gördüm feleğin serencamını
Murat üzere kimler aldı kanımı
Kanda nuş ederse ecel camını
Göçen Ceyhuni’ den nişan bulunmaz


TIFL-I NAZIM YİNE GELDİN HATIRA

Tıfl-ı nazım yine geldin hatıra
Gurbet elde ağlayayım bir zaman
Muhabbet namemi kimler götüre
Kime halim anlatayım bir zaman

Yine mevce geldi derun kaynaşır
Hasret ateşiyle gönül tutuşur
Eller bayram eder gülüp oynaşır
Ben karalar bağlayayım bir zaman

Kan karıştı Ceyhun yine seline
Gönül arzu çeker can iline
Körpe kuzum bakar kimin eline
Kan ağlayıp çağlayayım bir zaman


SEVDANA TUTULDUM BEN BİLE BİLE

Sevdana tutuldum ben bile bile
Ey nar-ı muhabbet yan içerimde
Firak-ı mihnetle derd-i hasretle
Uyuştu bağrımda kan içerimde

Dilber zülfü gibi aklım perişan
Gezerim alemi mest ü sergerdan
Yarı ağyar ile gördüğüm zaman
Boğazıma gelir can içerimde

Ceyhun elde teber başta bir külah
Gezerim alemi dergah-be-dergah
Zeminden semaya çıktı suz u
Bir külhan-ı aşk var san içerimde


İKLİMİ CANANIN SOLDU GÜLLERİ

İklimi can soldu gülleri
Bağı vuslat gülizarsız olur mu
Hal ehli halleder bu müşkülleri
Gonca harsız bülbül yarsız olur mu

Reftara çıktıkça kaşı kemanım
Sulasın yolları çeşmi giryanım
Bir gör endamını hüsnü tabanım
Çin güzeli müşkibarsız olur mu

Vefa resmin hublar etseler resid
Can verip Ceyhuni eyler yine iyd
Harabat ehline ta’neder zahid
Aşık olan şivekarsız olur mu
  EVVEL ATEŞ PÜSKÜRÜRKEN AĞZIMDAN

Evvel ateş püskürürken ağzımdan
Şimdi bir pamuğu yakamaz oldum
Tab ü fer kesildi iki gözümden
İpliği iğneye takamaz oldum

İçip içip asla bakmaz idim ben
Kimsenin hatırın yıkmaz idim ben
Evvel meyhaneden çıkmaz idim ben
Nedendir bugünler çakamaz oldum

Diyar-ı gurbette çürüyüp kaldım
Ömrüm telef edip Sürüyüp kaldım
Kupkuru kaskatı kuruyup kaldım
Ceyhuni’yim lakin akamaz oldum


ISITMA DESTANI

Isıtma tutunca hiç tutmaz elim
Yakar bu tenimi kurutur dilim
Otuz dokuz yorgan kırk sekiz kilim
Örtünsem ısınmam yine ısıtma

Sen beni tutarsın olurum mestan
Verirler yiyemem bir dilim bostan
Her günün başına tek sana destan
Söyleyim de vazgel benden ısıtma

Yakalarsın beni kalırım dona
Cevr ü cefa etme yazık bendene
Temessüklü borcum var ise sana
Göster senedini verem ısıtma

Birdenbire gelme ansız gelirsin
Ağu gibi azılarım sökersin
Altın mı istersin sen ne sezersin
Söyle de vereyim vazgel ısıtma

Nişan ettin sabah gölgeleyince
Afitab semayı ortalayınca
Saat dört buçukta orta olunca
Tuttun Ceyhuni’yi yine ısıtma


AKIL BERİ GEL BERİ GEL

Akıl beri gel beri gel
Bir gönüle nazar eyle
Ağız söyler kulak dinler
Ölen dile nazar eyle

Baştır gövdeyi götüren
Ayak menzile yetiren
Kalmış işleri bitiren
İki ele nazar eyle

İki elim kızıl kanda
Çok günahlar vardır bende
Mürüvvetle kerem sende
Düşmüş kula nazar eyle

Bezirgan olup da satma
Sermeyene hile katma
Yolun eğrisine gitme
Doğru yola nazar eyle

Ceyhuni’yem gevher kani
Hak sendedir özün tanı
İptid yokla sen seni
Sonra ele nazar eyle


 

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]