ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
       Uğur Kaya

Uğur Kaya
 Doğan Kaya’nın kardeşidir. 5.7.1962’de Sivas’ta doğmuştur. Asıl adı Uğur Kaya’dır. İskender ve Kadriye’nin oğludur. İlkokulu Vali Reşit Paşa İlkokulunda okumuş, ortaöğrenimini 1979’da Atatürk Lisesinde tamamlamıştır. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarına girmiş, 1987’de mezun olmuştur. Yıllarca, İstanbul Üniversitesi Adnan Ataman yönetimindeki Türk Halk Müziği İcra heyetinde uzun yıllar bağlama sanatçısı olarak çalışmış, pek çok halk müziği sanatçısına eşlik etmiştir. 1989’da Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümüne Müzik Okutmanı olarak girmiş, burada iki yıl çalıştıktan sonra 1991’de Kültür Bakanlığı Sivas Devlet Türk Halk Müziği Korosuna saz sanatçısı olarak girmiştir. İki yıl kadar bu koronun müdürlüğünü yapmış olan Kaya, daha sonra bu koronun şefliğine getirilmiştir. Şu anda İstanbul Devlet Türk Halk Müziği Korosu Şefidir.

Devlet Korosunun dışında Sivas’ta pek çok kabiliyetli gençlere hocalık yapmış ve yapmaktadır. Sivas Halay Ezgileri (2000), Şiirleri ve Türküleriyle Âşık Sefil Selimî (2001) adında iki kitabı vardır.

Sanatçının aynı zamanda belgesel, film, sözsüz ve reklam müziği çalışmaları da vardır. Ortaokul çağlarında şiire başlayan Uğur Kaya, şiirlerinde Mazlumî mahlasını kullanmıştır.. Bazı şiirlerinde mahlas olarak adını kullanmıştır. Sınırlı sayıdaki âşık tarzı şiirlerinin yanında beyit ve serbest tarzda yazdığı şiirleri de vardır. Şiir tekniği başarılı olup, tekayağı ve dönerayağı ustaca kullanmaktadır.

Kaynakça: Doğan Kaya, Acıyurtlu Halk Şairleri, Sivas, 1999, s. 140-147. / Alim Yıldız, Sivaslı Şairler Antolojisi, İstanbul, 2003, s. 647-650.

YAYINLARI
”Sarı Mehmet ve Bir Ezgi”, Kızılırmak, S. 2, Sivas, Şubat 1992, s. 30-32.
”Hazar Dalgalandı”, Kızılırmak, S. 4, Sivas, Nisan 1992, s. 28-29.
”Ayrılık”, Kızılırmak S. 12, Sivas, Aralık 1992, s. 34-35.
“Sivas Türküleri”, Bizim Eyvan, Röportaj, S. 2, Kayseri, 2008, s. 78-81.
“Sivas Halk Oyunları (Abdurrahman Halayı)”, Revak, 2000-2001, Sivas, s.128-136.
“Sivas Halayları (Sivas Halaylarının Türkiye’deki Yeri”, Revak 99, Sivas, 89-98.
“Kağnılar ve Arabacı Halayı”, Hayat Ağacı, Sivas, Güz 2005, s. 144-145.
“Uğur Sarısözen’le”, Sultan Şehir, S. 5, Aralık-Ocak-Şubat 2007, s. 81-83.
“Bağlamanın Anaolu Medeniyetlerindeki İzleri”
Âşık Veysel Kültür Derneği,
Halk Kültürümüzde Sivas’ın Yeri Sempozyumu,
Ankara, 24 Mart 2002,


BOŞA

"Söndürün şulesiz isli feneri
Günün karşısında yanması boşa"*
Kötüler âlemi almış yürüyor
İyinin boş yere dönmesi boşa.

İnsanlık harama baktı bakalı
Edep kalesini yıktı yıkalı
Peteğin sun'isi çıktı çıkalı
Arının çiçeğe konması boşa

Kullara ibrettir yerde karınca
Çağdaş oldu güya aya varınca
Âlem kirleniyor bunu görünce
Temizin yıkanıp yunması boşa

Zenginler fakiri yolduktan gayrı
Hırsız fırsatlayıp çaldıktan gayrı
Uğur bu dertleri aldıktan gayrı
Yaranın düzelip onması boşa.


YALNIZIM

Aşkın deryasında boğuldum gittim
Bilgeler olurum dilde yalnızım
Şansıma baktırdım tükendim bittim
Belgeler olurum falda yalnızım.

Kaşların yay gibi gözlerin kömür
Aşkı tadanlara yeter mi ömür
Sevdamın türküsü sözlerin emir
Çalgılar olurum telde yalnızım.

Gördüm seni aklım şaştı del'oldum
Düşünce aşkına yandım çöl oldum
Kasırgalar koptu kırık dal oldum
Dalgalar olurum salda yalnızım.

Hasretlik çekerim ızdırap katma
Sevdana yanarım uzağa atma
Aşkın güneşini doğdurdun batma
Gölgeler olurum çölde yalnızım.

Uğur dünya fani baki kalınmaz
Aşk yoluna girdin geri gelinmez
Sevdiğim fidanım eşi bulunmaz
Gülgüler olurum dalda yalnızım.
  OLSUN

Kara geçer bugünlerim nedense
Dünyamı karartan bırak yar olsun
Kimse arzuhalim sual eylemez
Varsın yüreğimde yanan nar olsun.

Dostlar bu meclisten içeri girdik
Aşıklar indinde bir hayal kurduk
Gâh eğlendik gâh yorulduk boş durduk
Sazım ötmez gayrı çalan tar olsun.

Dert sizlerin değil harcımdır benim
Bedenim çürüdü işte bak tenim
Zamanım geldiyse Ya Rab al canım
Ben öleyim kalan sağlar var olsun.

Akar gözyaşlarım gayrı durmuyor
Dünya kapkaranlık devran sürmüyor
Yollar sarp kayalık geçit vermiyor
Parçam her bir dağda pare par'olsun

Gönül bir sırçadır çabuk kırılır
Seven yalnız bir güzele vurulur
Uğur'un gönlüne kezzap sürülür
Varsın eller duysun ahüzar olsun.


*Şiirin ilk mısrası Aşık İsmeti'ye aittir. 






 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]