ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara
tavsiye edin
muhabbet

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
 

 
   
RAMAZAN GÜNGÖR’ÜN TÜRK HALK MÜZİĞİ İÇERİSİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Savaş EKİCİ*


Ramazan Güngör    Yöreden yöreye değişen çalma ve söyleme biçimleri Türk halk müziğinin ne kadar zengin olduğunu göstermektedir. Geleneksel yapı değiştikçe, geleneksel ağırlıklı müziğimiz de giderek yok olmakta ve değişen hayat biçimi kendi müziğini de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle geleneksel müziğin yaşayan kaynak kişilerinin çalıp söyledikleri ezgilerin derlenmesi ve bu ezgilerin incelenerek çeşitli tahlil ve tasnif çalışmalarına tabii tutularak bilimsel bir takım sonuçlara ulaşılması çok büyük önem taşımaktadır.

   Ramazan Güngör de gerek çalgısını çalma biçimi, gerek bağlamadaki doğal çok sesliliği en iyi şekilde yansıtması, gerekse yöre türkülerinin en iyi icracı ve kaynak kişileri arasında olması bakımından önem taşımaktadır. Bu nedenle hem Muğla halk müziği, hem Türk halk müziği hem de daha geniş anlamda Türk müziği içerisinde özel ve önemli bir yere sahiptir.

   Bilindiği gibi Muğla ve civarı çoğunlukla ağır ve kıvrak zeybek ezgilerinin yoğun olarak görüldüğü bölgelerdendir. Anadolu’nun diğer bölgelerinden olduğu gibi Muğla yöresi halk müziği konusunda da çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Fakat bu çalışmaların büyük bir çoğunluğu derleme, notaya alma ve derlenen ezgilerin daha çok radyo kanalı ile tanıtılması şeklinde olmuştur. Bunun ile beraber bazı yörelerden yapılan derlemeler sırasında, halk müziğinin geleneksel yapısı içerisindeki çok sesliliği gösterecek veya belgeleyecek bazı ezgiler de kaynak kişilerin çaldığı şekilde notaya alınmıştır.[1] Bu çalışmalar sırasında Ramazan Güngör’den de Muğla yöresine ait sekiz türkü derlenmiştir.[2] Fakat gerek Muğla’dan gerekse Ramazan Güngör’den derlenen türküler notaya alınırken Türk halk müziği açısından çok önemli olan bu detaylar ihmal edilmiştir.

   Konu ile ilgili uzmanların yakın bir geçmişten başlayarak günümüze kadar sürdürdükleri; Türk halk müziğinde çok seslilik yapılmalı mı, yapılmamalı mı?, türküler mi çok seslendirilmeli, yoksa yeni yapılan besteler mi?,dörtlü-beşli sisteme göre mi yapılmalı, yoksa batı tekniğine göre mi?....v.b. tartışmaları ile zaman kaybederken halk bunu kendine özgü bir şekilde yapmış ve nasıl yapılacağı konusunda da örnekler vermiştir. Bu konuya en iyi örneklerden biri Ramazan Güngör’ün çaldığı ezgilerdir.[3]Tamamen kendisine özgü bir şekilde çaldığı ezgiler, tek sesliliğin ötesinde çok sesliliğe de temel teşkil edecek türdedir.

   1924 yılında Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Kemer nahiyesinin Kadı köyünde doğan Ramazan Güngör’ün asıl soyadı  “Yanatma” dır. Fakat bu soyadı hoşuna gitmediği için “Güngör” olarak değiştirmiştir. Köyünde okul olmadığı için hiç okula gidememiş fakat kendi kendine okuma yazmayı öğrenmiştir. Asıl mesleği olan marangozluğu askerden döndükten sonra da yaparken 1949 yılında kaza geçirerek ayaklarından sakat kalmıştır. Bu nedenle yörede “Topal Ramazan” lakabı ile de bilinir. Tek odalı evinde hem yaşama savaşı vermekte, hem de tezene kullanıldığı için çalmayı sevmediği büyük boy sazların tamirini yapmaktadır.

   Saz çalmaya kendi tabiri ile “Üç Telli Kopuz” çalmaya altı yaşında iken annesinin beş kuruşa aldığı kopuz ile başlamıştır. Konya’dan gelen anne tarafındaki akrabaların da üç telli kopuz çalan olmasına rağmen kopuz çalmayı, kendi köylüsü Mehmet Fırtına ve Ömer Ali Memici’den öğrenmiştir.


Muğla ve civarında “Bağlama”veya“Üç Telli Bağlama” adı ile bilinen çalgıya Ramazan Güngör de daha önceleri bağlama adını kullanmakta iken [4], daha sonraları gerek çaldığı ezgilerin, gerekse çalgısının günümüz bağlamalarından farklı olduğunu görmüş olmalı ki bağlama veya cura adı yerine kopuz adını kullanmayı tercih etmeye başlamıştır. Bu çalgının gerek perde yapısı gerek tel sayısı ve gerekse çalış biçimi göz önüne alındığında bu adlandırmanın yerinde olduğu görülmektedir. Zira bu çalgı yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı günümüzdeki bağlama ailesinin evrimleşmemiş şekli ve çalış biçimi gibidir. [5]  


Ramazan Güngör için gerek çalgısı gerekse yaptığı müzik çok önemlidir. Çünkü zamanı bile, “Boğaz Devri”, “Hırtlak Boğazı Zamanı” veya “Zeybeklerin Devri” v.b. gibi adlarla ifade etmekte ve çaldığı ezgiler aynı zamanda kendi takvimini de oluşturmaktadır.

   Bu  gün kopuzunu kendisi yapmakta ve kendisine özgü yaptığı akortlarla çalmaktadır. Kopuzu üç telli ve yedi perdelidir. Fakat  daha sonraları üç perde daha bağlayarak on perdeli yapmıştır. Bunun sebebini araştırdığımızda, bozuk olan maddi durumunu düzeltmek için çevresindeki bazı eğlence merkezlerindeki  programlara çıkmasına bağladık. Onun çaldığı ezgilerin farkında olmayan bu eğlence merkezlerindeki insanlar, piyasadaki ezgileri çalmasını istemişler ve Ramazan Güngör de bu ezgileri daha rahat çalabilmek için kopuzuna  üç perde daha ilave etmiştir.

   Ramazan Güngör’ün kopuzuna benzer çalgıların Anadolu’da eskiden de kullanıldığını çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Bela BARTOK’un “Turkısh Folk Music From Asia Minor” adlı kitabının 57. sayfasında, Osmaniye’de Kır İsmail adlı kaynak kişinin fotoğrafında Ramazan Güngör’ün üç telli kopuzuna benzer bir çalgı görülmektedir. Fakat bu çalgı form olarak daha büyüktür. Nasıl çalındığı ve akortlandığı konusunda da detaylı bir bilgi verilmemiştir. Yine Malatya’nın Arguvan ilçesi ve köylerinde bu çalgıya benzer çalgıların yakın bir geçmişe kadar kullanıldığı da tespitlerimiz arasındadır.


Ramazan Güngör’ün Sazlarının Özelliklleri: Üç telli kopuzun toplam uzunluğu 59cm dir. Sapı balık sırtı gibi ovaldir. Bunun nedeni, hem perdeler sapın her yerini aynı derecede sıktığı için oynamasını engellemekte, hem de orta telden çaldığı ezgilerde daha temiz ses çıkarmak için yapmıştır. Üst eşikte orta telin yeri sabit değildir. Üst tele doğru, orta telin bir yeri daha bulunmaktadır. Boğma düzeni yaptığı zaman, orta teli üst tele doğru kaydırmaktadır. Bunun nedeni ise, ezgi çaldığı elinin baş parmağı ile boğma düzeninde orta ve üst tele devamlı basmasından dolayıdır. Bu tel değiştirme işlemini sadece boğma düzeninde yapmaktadır. Diğer düzenlerde ise tellerin yeri sabittir.

   Üç telli kopuzdaki perdeler yarım seslerden oluşmaktadır. Yani tampere  sistemdir. Fakat, Re-Mi sesleri arası ile sonradan bağladığı fazla perdelerden olan Sol-La sesleri arası yarım değil tam seslerden oluşmaktadır. Yani bir oktav içerisinde on perde bulunmaktadır. Bununla birlikte çalgının ses genişliği akortlara göre değiştiğinden iki oktav civarındadır. Perde ayarlarını herhangi bir ölçü aleti kullanmaksızın duyuşuna göre (kulaktan) yapmaktadır.


Ramazan Güngör’ün Üç Telli Kopuzu Çalma Şekilleri:Ramazan Güngör üç telli kopuzunu solak çalmaktadır. Hem parmakları ile tellere vurup çektirerek, hem de ezgi çaldığı elinin parmakları ile telleri çektirerek sesler çıkarmaktadır. Tezene yerine kendisinin “Tıska Vurmak” dediği, işaret ve orta parmağı ile yukarıdan aşağıya doğru vurup,aşağıdan yukarıya doğru parmaklarını değişik şekillerde çektirerek değişik ritmlerde sesler çıkarmaktadır. Bazı ezgileri ise küçük parmağı ve baş parmağı ile kopuzu tutup, işaret parmağı ile telleri sadece aşağıdan yukarıya doğru çektirerek çalmaktadır.  Özel olarak çaldığı “Çömlek Kırdıran Havası” dediği ezgide ise, sesleri kopuzun göğsünde değil, sap üzerinde telleri işaret parmağı ile telleri çektirerek ve yine işaret parmağı ile tellere vurarak çalmaktadır. 

Ramazan Güngör’ün Kopuzda Yaptığı Akortlar (Düzenler): Ramazan Güngör’ün çaldığı ezgiler kadar yaptığı akortlarda ilgi çekicidir. Yaptığımız derleme çalışmalarında üç telli kopuzunu yedi değişik şekilde akortladığını tespit ettik.



1.   Boğma Düzeni: Ramazan Güngör, bu düzeni kopuzu çalış biçimine göre  
 
 
      Alt Tel               Orta Tel         Üst Tel

isimlendirmiştir. Bu düzendeki ezgileri çalarken, baş parmağı ile hem üst teli, hem de orta teli devamlı boğmaktadır. Bu nedenden dolayı bu düzene “Boğma Düzeni” demiştir. Baş parmağını üst tel ile birlikte orta tele de aynı anda basabilmek için orta telin üst eşikte,üst tele doğru bir yeri daha vardır. Bu düzeni yaptığı zaman orta teli üst tele doğru yaklaştırmaktadır. Böylece orta teli de üst tel ile birlikte daha kolay boğmakta  ve tellerin bu konumu çalış kolaylığı sağlamaktadır.  

 

2.      Kopuz Düzeni: Ramazan Güngör, kopuzun asıl düzenin bu düzen
 
   
        Alt Tel               Orta Tel         Üst Tel

olduğunu belirtmektedir. Bu nedenden dolayı bu düzene kopuz düzeni adını vermektedir. Anadolu’da Veysel Düzeni veya Bağlama Düzeni adı ile bilinen düzenin aynısıdır.

 

3.      Zeybek Düzeni: Ramazan Güngör bu düzene “Zurna Düzeni” de
 
 
       Alt Tel         Orta Tel         Üst Tel

demektedir. Bu düzenden çaldığı ezgilerin çoğunluğunu zeybek ezgileri oluşturmaktadır. Bilindiği gibi bölgede zeybek ezgileri çoğunlukla iki zurnacı tarafından çalınmaktadır. Bunlardan birisi dem sesinde (karar sesinde) dururken diğeri melodiyi çalmaktadır. Ramazan Güngör’de gelenekteki bu icra biçimini çalgısı ile taklit etmektedir.

 

4.   Bozuk Düzen: Ramazan Güngör’ün bu düzene bozuk düzen demesinin
 
 
       
Alt Tel          Orta Tel         Üst Tel

sebebi, tellerin her birinin sesinin diğerinden farklı olmasından dolayıdır. Bu düzenden çaldığı ezgilerde işaret parmağı ile Si perdesinde orta (Mi sesi) ve alt tele devamlı basmaktadır. Alt telde bastığı Si sesini ise, üst telde bir oktav pes sese de akortlamaktadır. Bu düzenden daha çok Si kararlı ezgiler çaldığından tonik sesi veya karar  sesini çiftlemektedir.

 

5.   Çiftetelli Düzeni: Çok az kullandığı bu düzenden sadece “Çifte Telli”
 
     
       Alt Tel             Orta Tel         Üst Tel

adını verdiği ezgiyi çalmaktadır. Aynı adla başka bir ezgiyi de zeybek düzeninden çalmaktadır.

 

6.  Kaval Düzeni: Bu düzen de Ramazan Güngör’ün “Çifte Telli Düzeni”
 
 
       
Alt Tel          Orta Tel          Üst Tel

gibi az kullandığı düzenlerden birisidir. Bu düzende kavalın horlatmalı çalım şeklini çalgısı ile taklit etmektedir.

 

7.  Misket Düzeni: Bu düzenden çaldığı ezgiler, yörede herkes tarafından
çalınan ve söylenen türkülerdir. Kaval ve çiftetelli düzeni gibi az kullandığı bu düzeni, bölgede cura veya bağlama çalan diğer mahalli sanatçılardan öğrendiği düşüncesindeyim.

 
 

   Ramazan Güngör, yaptığı akortların hepsini alt tele göre düzenlemektedir. Alt tel bazı düzenlerde biraz pes olmakla birlikte diyapazonun La’sına yakın bir şekilde tınlamaktadır. Yani Ramazan Güngör’ün çalgısı taranspoze bir çalgı değildir. Bu sesi ise tellerin gerginlik durumuna göre ayarlamaktadır. Teller fazla tiz (ince) olduğu zaman, tezene gibi kullandığı parmaklarını acıttığından veya kestiğinden pesleştirmektedir. Fazla pes yaptığı zaman ise, “sesler cızırtılı çıkıyor” diyerek telleri tizleştirmektedir. Yaptığı akortlarda bazen alt tel ile orta tel, bazen orta tel ile üst tel, bazen de alt telin oktav sesini üst tele yaparak aynı sesi(genellikle tonik sesi) çiftleştirmektedir. Yani aynı sesi iki tele akortlamaktadır. Bazen de aynı sesi üç tele birden akortlamaktadır. Akortlarındaki bu çiftlemeleri, bazen La, bazen de Re sesinde yapmaktadır. Üç telli kopuzun akortlarındaki aralıklar temel sesin (alt telin) dörtlüsü, beşlisi, ikilisi ve aynı sesin çiftlenmesi şeklindedir.

   Bu akorları aynı zamanda çaldığı ezgilerde de oldukça sık kullanan Ramazan Güngör, ezgilerinin icrasında temel ses veya karar sesin çiftlemesine ayrı bir önem vermektedir. Bizim yaptığımız derleme çalışmalarında bunu tespit ettiğimiz gibi, daha sonra yapılan derleme çalışmaları sırasındaki icralarında üç telli yerine dört telli çalgısını daha fazla kullanmayı tercih ettiğini gördük. Bu çalgıdaki dördüncü teli ise, daha çok dem ses veya çaldığı türkülerin karar sesine akortladığı üst telin yanına bağlamaktadır.

   Ramazan Güngör, halk müziği repertuarına kazandırdığı ezgilerin ve repertuara henüz girmemiş bir çok halk türküsünün kaynak kişisidir. Gerek çalgısı gerekse çaldığı ezgiler bugün halk müziği ile ilgili bir çok konuya ışık tutacak niteliktedir. Dileğimiz bu ezgilerin değerlendirilmesi ve gün yüzüne çıkmamış Ramazan Güngörlerin de ortaya çıkarılmasıdır.

    



YARARLANILAN KAYNAKLAR:

ÇEVİK, Doğanay, Fotoğraf ve Video Filmler; Kültür Bakanlığı HAGEM Arşivi No: F.91.0157-0192 arası ve B.V.B.90.0081, 0082, 0083.

ÇİNE, Hamit, Üç Telli Bağlama Metodu, İzmir.

EKİCİ, Savaş, Derleme Bantları, Kültür Bakanlığı HAGEM Arşiv No: B.90.0222, 0223, 0224, 0225, 0226, 0227, 0228.

EKİCİ, Savaş, Ramazan Güngör ve Üç Telli Kopuzu, Kültür Bakanlığı, HAGEM Yayınları:188, Halk Müziği ve Oyunları Dizisi:10, Ankara, 1993.

EKİCİ,Savaş, Bağlama İçin Etütler ve Tezene Çalışmaları, Gaziantep Üniversitesi Yayınları, Gaziantep, 2000.

Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Öğretim Görevlisi Abdurrahim, KARADEMİR’in özel derleme çalışmaları ve video bant arşivi.  
 


 

* Gaziantep Üniversitesi,Türk Müziği Devlet Konservatuarı,Öğretim Görevlisi.

[1] Bu örneklerden biri, Muzaffer SARISÖZEN’in  “Türk Halk Müziği Usûlleri” adlı kitabının 12. Sayfasında verilmiştir. “Allı Durna” adlı ezgide kavalın horlatmalı çalım tekniği sonucu paralel beşli,dörtlü, yedili ve oktav sesler tınlamaktadır. Aynı ezgi Laurence PİCKEN’in “Folk Musical Instruments Of Turkey” adlı kitabının 396. Sayfasında da incelenmiştir.

[2] Bu türkülerin yedi tanesi Hamdi Özbay, biri de Sümer Ezgü tarafından derlenerek  notaya alınmıştır.

[3] 5-9 Kasım 1990 tarihleri arasında Muğla’nın Fethiye ilçesinde Ramazan Güngör ile tarafımdan yapılan derleme çalışmalarının ses kayıtları, Kültür Bakanlığı, HAGEM Arşivinde; B.90.0222, 0223, 0224, 0225, 0226, 0227 ve 0228 numaralarda bulunmaktadır.

   Konu ile ilgili Folklor Araştırmacısı Doğanay ÇEVİK’in çektiği fotoğraf ve video filmler ise; Kültür Bakanlığı, HAGEM Arşivinde; F.91.0157-0192 arası ve B.V.B.90.0081,0082,0083 numaralarda bulunmaktadır.

[4] Ege Üniversitesi, Devlet Türk Müziği Konservatuarı Öğretim Görevlisi Abdurrahim KARADEMİR’in özel derleme çalışmalarının video bantları.

[5] Konu ile ilgili daha geniş bilgi için; Savaş EKİCİ, Bağlama  İçin Etüdler ve Tezene Çalışmaları,s. 4, Gaziantep Üniversitesi Yayınları, Gaziantep, 2000., esere bakınız.

 

Not: Ramazan Güngör 6 Mayıs 2004 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.


 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]