ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
 


    
ANTEPLİ AŞIK HASAN HÜSEYİN ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA **

Savaş EKİCİ*
 

    Gaziantep ve civarı halk kültürü konusunda çalışan birçok araştırmacıya geniş bir çalışma alanı olmuştur. Halk kültürü konusundaki bu çalışmaların büyük bir çoğunluğu Gaziantep’in merkezinde ve daha çok barak aşiretinin yerleştiği ilçeler olan Nizip ve Oğuzeli bölgesinde yapılmıştır. Bölge folklorunun en çok çalışılan konularından birisi de halk müziğidir. Fakat Gaziantep’te yapılan müzik çalışmalarının büyük bir çoğunluğu barak bölgesi müzik kültürü üzerine yapılmıştır. Gaziantep yöresi barak aşiretinin türküleri, gerek çalınışları gerekse söylenişleri bakımından özel bir tavır oluşturması nedeni ile Türk halk müziği repertuarı içerisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Fakat burada Gaziantep’in müziğinin sadece barak müziğinden ibaret olmadığını da belirtmek gerekir. Barak müziği, Gaziantep müzik kültürü içerisinde oldukça önemli ve etkin bir yere sahip olmakla birlikte; şehir merkezindeki müzik kültürü tamamen farklı bir yapıya sahiptir. Islahiye ve Nurdağı bölgesinde ise Barak müziğinin etkileri görülmekle birlikte kültürel yapı daha farklıdır.1 Bu nedenle Gaziantep yöresi halk müziğini şehir merkezi, Islahiye ve Nurdağı bölgesi ile barak bölgesi olmak üzere üç coğrafi bölgeye ayırarak incelemek doğru bir yaklaşım olacaktır.

Bunun ile birlikte Gaziantep aşıklık geleneği veya aşık müziği bakımından da zengin bir yöredir. Fakat bu konu ile ilgili yapılmış çeşitli çalışmalar bulunmakla birlikte aşık müziği Gaziantep müzik kültürü içerisinde çok fazla ön plana çıkamamıştır. “Gaziantep çevresinde üç türlü aşık göze çarpar. Bunlardan en popüleri iskân aşıklarıdır ve çevrede çok hürmet ve itibar görürler. İskân aşıklarının ilham kaynakları eski göçebe hayatı, göç yaşantıları, mertlik, aşiret çarpışmaları, iki aşiret başının çeşitli menkıbeleri, günlük hayata ait türkü vaka ve nice olaylardır. İkinci olarak gezginci her bölgede rastlanılan ve Anadolu’da çok görülen halk şairleridir.Gelip konakladıklarında hayli ilgi görürlerse de bölgede çok kalmayıp giderler. Gaziantep’in kuzey bölgelerinde rastlanılan daha çok Kahramanmaraş, Adıyaman ili hudutlarında rastlanılan tarikat şairleri vardır ara sıra aşağı bölgelere indikleri görülür. İlham kaynakları tasavvuftur.”2 Gaziantep’te 20.yy’ın başına kadar olan dönemde yaşayan aşıklar; “Keleş Hasan, Kul Hasan, Mecigin Mehmet, Şık Veli, Hafız Hapba, Kul Rıza, Şık Süleyman, Aşık Hacı, Ali Paşa, Hacı Baba, Harda, Alu Beşe, Şık Veysi, Hacı, Mehmet, İbrahim, İspiroğlu, Bey Haydar, Bezmi, Elbeyoğlu, Harde, Kürt Ağa, Hasan Paşa, Mehmet Bey, Mamo Mehmet, Tahir Efendi, Kul Mustafa, Mustafa, Berbadınoğlu, Kılıçoğlu, Beyoğlu, Deliboran, Aşık Cuma, Sefil Ali, Derviş Ali, Gündeşoğlu, Öksüzoğlan, Hüseyin, Hacınaloğlu, Üçgözoğlu, Miskin Ali, Derviş Hacı, Mail Bey, Sefil Molla, Daşdemir, Kul Habeş, Kul Hüseyin, Deli Şerif, Fatma Hanım, Ulaşlıoğlu, Miskin Ali, Kılıçoğlu, Menşuri, Nalçıoğlu, Şıh Efendi, Mehmet Bey, Bayram Ali, Hasan Ağa, ve Şık Cuma”3 dır. Günümüzde ise; Aşık Mehmet Ekrem Çeken(Sahî), Ökkeş Dehmenoğlu, Mehmet Yılmaz(Mızarlı Mehmet), Aşık Yusuf Karataş, Ahmet Yiğit(Gül Ahmet), Ali Nurşani(Nurşani),Aşık Hüseyin ve Aşık Hasan Hüseyin Gaziantep’teki tanınmış aşıklardan bazılarıdır.

Yukarıda adını saydığımız veya adını sayamadığımız bir çok aşık kendi yaşadıkları dönemde toplumun gören gözü, dinleyen kulağı ve söyleyen dili olmuştur. Göreceklerini görmüşler, duyacaklarını duymuşlar fakat dedikleri halkın hafızasına ve gönlüne kazınmış olmalı ki dedikleri yıllardan beri dillerde türkü olup söylene gelmiş ve anonim halk müziği eserleri arasına girmiştir. Bu aşıklardan birisi de Antepli Aşık Hasan Hüseyin’dir. Fakat burada şunu belirtmek yerinde olur o da; Gaziantep’te 20.yy.da yaşamış olan ve yöre müzik kültürüne kaynaklık etmiş çağdaş olan üç tane Hüseyin vardır. Bunlar; Aşık Hüseyin, Hüseyin Kırmızıgül ve çalışmamıza esas olan Aşık Hasan Hüseyin’dir.

Bunlardan Aşık Hüseyin; 1920 yılında Gaziantep’in Yavuzeli’ne bağlı eski adı Mıseyri yeni adı Büyükgöz köyünde doğmuştur. Babası ve dedeleri hep saz şairidirler. Bir gözü çiçek hastalığından kör olmuştur. Daha önceleri usta malı söylerken bir kıza sevdalanması sonucu kendi türkülerini söylemeye başlamıştır. Adana, Ankara ve İstanbul’u dolaşmıştır.Adana Halkevinde, Ankara Radyosunda ve Konservatuarda çalmış, çaldığı eserler plaklara kaydedilmiştir. Okuma yazma bilmeyen Aşık Hüseyin’in türküleri vezinsiz ve kafiyesizdir. Türkülerinin bir çoğunu sevgilisi için söylemiştir.4 Görüldüğü gibi Aşık Hüseyin ile çalışmamıza konu ettiğimiz Aşık Hasan Hüseyin arasında 20 yıl gibi bir zaman bulunmaktadır. Bunun ile birlikte Aşık Hasan Hüseyin daha çok cem törenlerinde deyişlerini çalıp söylemiş ve zakirlik yapmıştır. Fakat Aşık Hüseyin alevi ozan olmasına rağmen bu tür çalışmaları olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

Hüseyin Kırmızıgül ise; Gaziantep’in Sarılar köyünde doğmuştur. Ankara Devlet Konservatuarı tarafından düzenlenen derleme çalışmaları sırasında Muzaffer Sarısözen (muhtemelen 1938 yılında) “Gönül Gurbet Ele Varma” adlı türküyü derlemiştir.

Çalışmamıza konu olan Aşık Hasan Hüseyin; 1901 yılında Gaziantep merkeze bağlı Çapalı köyünde doğmuştur. Herhangi bir eğitim almamıştır. Gaziantep’te yaşadığı dönem içerisinde; Antepli Aşık Hasan, Kel Hasan Hüseyin ve Hasan Hüseyin Dede adları ile tanınmıştır. Geçimini aşıklık yolu ile sürdürmüştür. Herhangi bir düğüne giderek saz çalıp türkü söylememiştir. Bununla birlikte gittiği cem törenlerinde ihtiyaçları köy halkı tarafından karşılandığı da edindiğimiz bilgiler arasındadır. Deyişlerini bağlama eşliğinde söylemiştir. Yetiştiği dönem içerisinde ustalarının kim olduğu, bağlama çalmayı kimden nasıl öğrendiği bilinmemektedir. Fakat bazı eserlerindeki icrasından kendisi ile çağdaş olan Aşık Veysel’den etkilendiği görülmektedir. Eserlerinin bazılarında Hüseyni bazılarında ise Hasan mahlasını kullanmıştır. Kendi deyişleri ile birlikte yöredeki diğer türkü ve uzun havaları da icra etmiştir. Uzun zaman alevi-bektaşi cem törenlerinde zakirlik de yapmıştır. Malatya, Maraş ve Antep, civarında yaşamış, 55-60 yaşlarında yerleşmiş olduğu İskenderun’da 1973 yılında ölmüştür. Aşık Hasan Hüseyin birbirinden ayrılmadan dört evlilik yapmış ve her evliliğinde kendi soyadını değiştirmiştir. Bu soyadlarından “Caniki” ve “Şimşek” bazılarıdır.5

Gafil Gezme Şaşkın adlı türkü; Yavuz Top tarafından derlenerek TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kazandırılmış, fakat türkünün hangi tarihte derlendiği ve kim tarafından notaya alındığı belli değildir. Aşık Hasan Hüseyin’in 1938 li yıllarda Odeon Plak da çıkarmış olduğu ve 3618 sıralı plâktaki icrasında; türkü kıtalarının ikinci satırındaki “Ya Alim Ya Alim” sözlerinin yerine notaya “Leyli Leyli” şeklinde yazılmıştır. Bu türkünün sözleri şöyledir;

Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün
Dünya kadar malın Ya Alim Ya Alim Ya Alim olsa ne fayda
Söyleyen dillerin söylemez olur
Bülbül gibi dilin olsa ne fayda

Sen söylersin söz içinde sözün var Hasan sözün var
Çalarsın çarparsın Ya Alim Ya Alim Ya Alim oğlun kızın var
Şu dünyada üç beş arşın bezin var
Cümle dertler senin olsa ne fayda

Kul Himmet üstadım gelse otursa
Hakkın kelamını Ya Alim Ya Alim Ya Alim dile getirse
Dünya benim deyi zapta geçirse
Karun kadar malın olsa ne fayda

Bir gün getirirler seni evinden Ozan evinden
Hakkın kelamını Ya Alim Ya Alim Ya Alim kesme dilinden
Kurtuluş yok azrailin elinden
Türlü türlü fendin olsa ne fayda

Aşık Hasan Hüseyin’in tanınmış fakat TRT Türk Halk Müziği Repertuarında bulunmayan diğer bir türküsü ise;

Yolumuz uğradı mah-i güzele
Güzel için güzel bakmak güzeldir.
Güzelin buyruğu emri üzere
Güzel ilen yola gitmek güzeldir

Hal böyle böyle, halım arzeyle, var yare söyle
Beni mecnun etti,sen oldun Leyla
Mecnun Leyla’sını bulmaz mı dostum

Güzel ağlar güzel güler nazınan
Güzel çağlar güzel söyler sazınan
Güzel doğar güzel bahar yazınan
Baharda açılan güller güzeldir

Hal böyle böyle, halım arzeyle, var yare söyle
Beni mecnun etti,sen oldun Leyla
Mecnun Leyla’sını bulmaz mı dostum

Güzel giyer güzel şalı abayı
Güzel gezer güzel eli obayı
Güzel doğar güzel Muharrem ayı
Güzel için matem tutmak güzeldir

Hal böyle böyle, halım arzeyle, var yare söyle
Beni mecnun etti, sen oldun Leyla
Mecnun Leyla’sını bulmaz mı dostum

TRT Türk Halk Müziği Repertuarında, Aşık Hasan Hüseyin veya Hasan Hüseyin adı ile geçen kişiler aynı kişilerdir. Aşık Hasan Hüseyin’den; Muzaffer Sarısözen, Mehmet Özbek ve Yavuz Top tarafından derlenerek, TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kazandırılmış Gaziantep yöresine ait ikisi uzun hava olmak üzere yedi adet türkü bulunmaktadır. Bunun ile birlikte yaşadığı dönem içerisinde “Sahibinin Sesi” plak şirketinde 52 adet plak yapmış, fakat bu plaklardan 15 adet türkü ve uzun havanın ses kaydı elimizde bulunmakla birlikte çoğu kaybolmuştur. En tanınmış türküleri; Bu Kadar Cevretme, Gafil Gezme Şaşkın, Yolumuz Uğradı Mahi Güzele adlı kırık havalar ile Diyarbekir Dolar Şimdi ve Bende Şu Dünyaya Geldim Geleli adlı uzun havalardır.


KAYNAKÇA
EKİCİ, Savaş; “Islahiye İlçesi Düğün Adetleri Çerçevesinde Halk Müziği”,I.Türk Halk Kültürü Araştırma Sonuçları Sempozyumu Bildirileri II,s.68,Kültür Bakanlığı Yayınları:1800,HAGEM Yayınları:227,Seminer Kongre Bildirileri Dizisi:46,Ankara,1996.
GÜNEYLİGİL, Erol;“Gaziantep Folklor Yaşantısı”,Gaziantep Kültür Dergisi, C.11, s.135,Gaziantep,1969.
ÇETİN, Yrd.Doç.Dr.İsmet; “Gaziantep Aşıklık Geleneği”, Osmanlı Döneminde Gaziantep Sempozyumu, s.347,Gaziantep,2000.
ÜNLER, Ali Nadi; “Aşık Hüseyin”, Başpınar Aylık Edebiyat ve Kültür Mecmuası,C.3,S.56-57,s.15,Gaziantep,1944.


KAYNAK KİŞİLER:
Adı Soyadı                                   Yaşı   Doğum Yeri       Mesleği        Eğitimi
Hüseyin Güçyetmez(Torunu)           62    Gaziantep          Serbest        Ortaokul Mez.


1) Konu ile ilgili daha geniş bilgi için; Savaş EKİCİ, “Islahiye İlçesi Düğün Adetleri Çerçevesinde Halk Müziği”,I.Türk Halk Kültürü Araştırma Sonuçları Sempozyumu Bildirileri II,s.68,Kültür Bakanlığı Yayınları:1800,HAGEM Yayınları:227,Seminer Kongre Bildirileri Dizisi:46,Ankara,1996, esere bakınız.
2) GÜNEYLİGİL,Erol; “Gaziantep Folklor Yaşantısı”,Gaziantep Kültür Dergisi,C.11,s.135, Gaziantep,
1969.
3) ÇETİN, Yrd.Doç.Dr.İsmet; “Gaziantep Aşıklık Geleneği”, Osmanlı Döneminde Gaziantep Sempozyumu, s.347, Gaziantep,2000.
4) ÜNLER, Ali Nadi; “Aşık Hüseyin”, Başpınar Aylık Edebiyat ve Kültür Mecmuası,C.3,S.56-57, s.15,Gaziantep,1944.
5)  Aşık Hasan Hüseyin hakkındaki bilgiler, torunu Hüseyin Güçyetmez’den öğrenilmiştir. Hüseyin Güçyetmez; 62 yaşında, Ortaokul mezunu ve Gaziantep doğumludur.


*) Gaziantep Üniversitesi, Türk Müziği Devlet Konservatuarı, Sanatçı Öğretim Elemanı.
**) Bu çalışma; “Gaziantep Tarih Kültür Dergisi, s.52,S.22,Gaziantep,2009.” Eserde yayınlanmıştır.
 

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]