ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
 


    
GAZİANTEP YÖRESİ BARAK MÜZİĞİ İCRACILARINDAN ŞERİF AKBAĞ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Savaş EKİCİ*
 

    Bilindiği gibi türkülerin en önemli özelliklerinden biri de yaşanmış duygular sonucu ortaya çıkmış olmasıdır. Bu nedenle icra edilirken de hissederek, anlatılan duyguyu yaşayarak, duyarak icra etmek oldukça önemlidir. Gerek farklı duygular yaşanmasından ve gerekse her yörenin yaşama biçimi farklı olduğundan dolayı her yörenin müzik kültürü ve yapısı da farklı farklıdır. Bu bağlamda gerek bu duyguların günümüze kadar taşınmasında, gerekse bu kültürün günümüze kadar aktarılmasında köprü vazifesi gören mahalli sanatçıların rolü ve önemi büyüktür. Muharrem Ertaş, Ramazan Güngör, Enver Demirbağ, Celal Güzelses, Halit Arapoğlu, Zaralı Halil.... gibi adlarını duyurmayı başarabilen şanslı mahalli sanatçılar bulunmakla birlikte; bir çoğu da “Bâkî kalan gök kubbede bir hoş seda imiş” misali bir seda bırakarak adlarını duyurmuş olsunlar veya olmasınlar yokluk ve sefalet içerisinde yaşayarak geçip gitmişlerdir. Bu mahalli sanatçılardan birisi de Gaziantep’li Şerif Akbağ’dır.

Şerif Akbağ, Gaziantep yöresi barak ağzı uzun havaların en önemli icracılarındandır. Oldukça tiz ve zaman zaman iki oktavı bile aşan ses genişliği olan Şerif Akbağ’ın bu güçlü icrası bize; Ortaanadolu yöresinin önemli bozlak ustası Muharrem Ertaş’ı hatırlatmaktadır. Çığlık koparır gibi tiz bir sesten başlayarak oldukça başarılı gırtlak nağmeleri ile pes seslere doğru inmesi, iskan havasındaki isyanı icrası ile anlatması, tavrı ve söyleyiş biçimi ile bu benzetmeyi haklı kılmaktadır. Fakat Şerif Akbağ Muharrem usta gibi bağlama veya herhangi bir çalgı çalamamaktadır. Oğuzeli’ndeki camide cuma günü sâlat-u selam okuduğu zaman 3-4 km uzaklıktaki, günümüzde hava alanının bulunduğu yerde, eskiden bağ ve bahçelerde çalışanlar sesini duyarak tanıyacak kadar gür bir sese sahip olduğu ifade edilmektedir.

Şerif Akbağ, 1927 yılında eski ismi Büyükkızılhisar olan Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğmuş ve büyümüştür. Okula ise hiç gitmeyen Şerif Akbağ, Gaziantep’in Islahiye ilçesinde askerliğini yapmıştır. Dedesinin sağ gözündeki bir rahatsızlıktan dolayı Oğuzeli’nde “Kör Haliller” lakabı ile bilinmektedirler. Fakat Şerif Akbağ, Oğuzeli’nde 17 yıl mahalle bekçiliği yapması nedeni ile yörede daha çok Bekçi Şerif adı ile bilinmektedir. Oğuzeli ilçe olduktan sonra 2 yıl ilçe binasında odacı olarak çalışmış daha sonraları ise Gaziantep’e gelerek “Akif Plak” da yerel deyim ile “getir-götür” işlerine bakmıştır. Uzun boylu ve iri yapılı olan Şerif Akbağ, Oğuzeli civarında yapılan güreşlere katılarak ismini güreşçi olarak da duyurmuştur. Şerif Akbağ, 1.eşi sağken 2. bir evlilik daha yapmış fakat bu evliliği ona mutluluk değil hüsran getirmiştir. Çünkü daha sonra hastalandığı kötü günlerinde ikinci eşinin ona bakmaması veya ilgilenmemesi Şerif Akbağ’ı derin bir üzüntüye boğmuştur. Fakat daha sonraları çocuklarının da araya girmesi ile tekrar eski eşine dönmüştür. Beş çocuk sahibi olan Şerif Akbağ, 1988 yılında felç geçirerek 28.08.1989 yılında Gaziantep’te ölmüştür.

Şerif Akbağ gerek kendi yöresindeki mahalli ortamlarda gerekse sesi güzel olan ve kendisi ile aynı adı taşıyan amcası Şerif’ten barak türkülerini ve hikayelerini öğrenerek icra etmiştir. Fakat kendisi barak aşiretine mensup değildir. İcra ettiği türkülerin tamamı uzun hava formundadır. Zaten barak yöresi türkülerinin büyük bir çoğunluğu da bu formda icra edilmektedir. Türkü söylemek için gittiği düğünlerde ki icralarında sesine eşlik çalgısı olarak başta zurna ve daha sonrada kemanı tercih etmiştir. Oğlu Lütfü Akbağ babasının sesine özellikle Antepli “Zurnacı Hannan”, Yeşilovalı Hacı Cumali, zurnacı Derik ve bağlaması ile yine Antep’li olan mahalli sanatçı Hasan Beydili’nin iyi uyum sağladığını çalışmalarımız sırasında bize anlatmıştır. Bir başka kaynak kişi Halil Birecikligil ise; Hasan Beydili’nin Gaziantep yöresinin en iyi bağlama sanatçılarından biri olduğunu ve 1965 li yıllarda Gaziantep bölge radyosunda Şerif Akbağ ile çeşitli defalar program yaptığını ve yerel tabir ile “Çok gıvrak” bağlama çaldığını ifade etmiştir. Oğlu Lütfü Akbağ babasının birkaç defa Urfa’da da meşklere katıldığını ve Urfalı Kel Hamza’yı, Diyarbakırlı Celal Güzelses’i de severek dinlediğini hatta zaman zaman onların türkülerini de söylediğini ifade etmiştir. Bekçi Şerif, türkü söylemek için gittiği düğün ve eğlencelerden yörede ayıp karşılandığı için asla ücret almamıştır. Fakat düğünden aylar sonra düğün sahipleri 20-25 kilo mercimek, 1-2 çuval buğday vb. gibi gelenek olduğu için çeşitli hediyeler gönderirlermiş.
Şerif Akbağ’ın tesbit edebildiğimiz aşağıda da belirtilen 9 adet plağı bulunmaktadır. Plaklarının haricinde 1965 li yıllarda Nida Tüfekçi İstanbul ve Ankara Radyosuna çeşitli zamanlarda çağırarak bant yaptırmıştır. Bu bantlarda icra ettiği barak yöresine ait dört adet uzun hava ezgisi TRT Müzik Dairesi Başkanlığı tarafından notaya alınmış(....?) ve TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kazandırılmıştır. Bekçi Şerif plaklardan azda olsa para kazanarak Oğuzeli’ndeki evlerinin bir kısmını bu paralar ile yaptırmıştır. Oğlu Lütfü Akbağ babasının 1969 yılında doldurduğu bir plaktan 800 lira aldığını ifade etmektedir. Fakat öyle anlaşılıyor ki; plaklardan para kazananlar daha çok plak şirketleri olmuş.

Türkü (Plâk) Adı:1                                        Plâk Şirketi:                 Süresi:
1-Gittiğin Yollarda Durnam(İskan)              Akif Plak(Antep)              45
Bebek Seni Sallayamadım(Maya)                   “                               “
2-Döne Gelin                                            “                                “
Urumun Yolları                                          “                                “
3-Urfa Hoyratı                                          “                                “
O Güzel Gözlerinden Yaş mı Akacak               “                                “
4-Zalimey Oyun Havası (Arada Gazel var)   Çağdaş Plak(Antep)          “
Zurnalı Mevlane O.H.                                  “                               “
5-Dertli Bülbül                                           “                               “
Sefil Emrah                                               “                               “
6-Kışlalar Doldu Bugün                                Samanyolu                  “
Bölük Bölük Uçan Turnalar(İskan)                  “                               “
7-Karacaoğlan                                          Solfej Plak                   “
Velet Bey                                                 “                               “
8-Urumun Yolları                                        “                               “
Döne Gelin                                                “                               “
9-Barak Güzeli                                           “                               “
Kılınçoğlu                                                  “                               “


Türk halk müziği icrasında çok önemli olan yöresel tavır2 veya ağızların izahında öyle bir nokta vardır ki oradan öbür tarafını anlatmada ne nota ne de söz anlatılmak istenileni anlatmada yeterli gelmez. Fakat Türk halk müziğinin asıl sırrı veya güzelliği de zaten o sözle veya nota ile ifade edilemeyen detaylarda saklıdır. Bu bağlamda Oğuzeli’li Şerif Akbağ’ı veya yörede bilinen adı ile bekçi Şerif’i de söz ile ancak bu kadar anlatabildik. Fakat gerçek anlamda anlayabilmek veya bizim söylediklerimizin anlaşılabilmesi için ancak Şerif Akbağ’ı dinlemek gereklidir.

Bizim bu gün mahalli sanatçı dediğimiz fakat kendi yaşadıkları dönemlerde, daha çok yaptıkları işlerle, memleketleriyle veya çeşitli lakapları ile anılan bu gerçek anlamdaki halk sanatçılarını ancak dinleyerek anlamak mümkündür. İşte o zaman; günümüzde sanat ve sanatçı kavramlarından ne kadar uzak olunduğu veya gittikçe ne kadar uzaklaşıldığı, geçmişte çok önemli olan bu kavramların günümüzde ne kadar hafife alındığı, günümüz medyasında kimlere sanatçı denildiği düşünüldüğünde daha net görülecektir.


KAYNAK KİŞİLER

Adı Soyadı                Doğum Yeri ve Yılı                         Öğrenimi          Mesleği
Lütfü AKBAĞ             Oğuzeli-1954                            Lise Mezunu      İmam
Halil BİRECİKLİGİL       Gaziantep-1944                        Lise terk.          Emekli


*) Gaziantep Üniversitesi, Türk Müziği Devlet Konservatuarı, Öğretim Görevlisi.

1) Bu bilgiler; Türk müziği konusunda büyük bir arşivi olan Halil Birecikligil ve Lütfü Akbağ’dan 23.04.2003 tarihinde yapılan derleme çalışmaları sonucunda alınmıştır.
2) Yöreden yöreye değişen müzikle anlatım tarzı.


Not: Bu yazı daha önce Motif Dergisinin 34. sayısında yayımlanmıştır.

 

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]