ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
      İki Sesli Halk Türküsü
 

                                                                                         Muzaffer SARISÖZEN


 
   Devlet Konservatuarı Folklor Arşivi için Maarif Vekilliğince tertip edilen halk musikisi ve halk oyunları derleme gezisinin bu yıl sekizincisi yapıldı. Her yıl başka başka bölgelerin araştırmalarında derleme heyetinin saz ve ses bakımından karşılaştığı yeni yeni konularla gittikçe zenginleşen Folklor Arşivi, bu yıl da iki sesli halk türküsü kazanmış bulunuyor.

   Sadece yurt içinde değil, yurt dışı folklor aleminde de heyecan uyandıracak kadar önemli birer belge olan bu iki sesli orijinaller, Tunceli'nin Pertek Kazasında Süleyman Kaya ve İsmail Oğuz'dan plağa tespit edilmiştir.

   Heyetçe Pertek'e vardığımız zaman, Halk Evinde toplanarak bizi bekleyen halk sanatçıları arasında iki kemane ve bir bağlamanın katılmasıyla sözleri Pertek'e ait bir parça okunuyordu. Türkünün kulağınıza çarpan sesleri bizi hayrete düşürdü. Çünkü çalınan ve söylenen türkü tek sesli değil, düzgünce söylenen iki sesli bir parça idi. Kemane çalanlarla onlara sazsız olarak katılan bir okuyucu, esas türküyü, bağlamacı da paralel beşliler halinde yürüyen ikinci sesi söylüyordu. Türküyü kestirmeden hemen biz de dinleyenlerin aralarında yer aldık.

   Orada bulunan Pertekli halkın, türküye ikinci bir sesin katılmasından çıkan başkalığı hiç yadırgamadan adeta veci içinde dinlemeleri dikkati çeken bir olaydı. Çalanların, söyleyenlerin bu tabii hallerinden açıkça anlaşılıyordu ki bu bölge halkı bu tarzda havalar dinlemeye alışıktı.

   O çevre halkının kendi aralarında söyledikleri bu ''çift sesli türküler'' üzerine yapılması gerekli incelemelerle şu noktalar da aydınlanmış oldu:

   1- Halk sanatçıları, yukarda işaret ettiğimiz bu çift sesliliği bir yanlış eseri olarak söylememişlerdir. Çünkü birkaç defa ara verdirerek tekrar tekrar dinledik, hep aynı düzgünlükle devam etti ve o gün kaba taslak notaya aldığımız bu ve diğer bir parçayı bir gün sonra plakla tespit ettiğimiz zaman gene aynı neticeyle karşılaştık.

   2-Bu parçaların iki sesli söylenmesi gelenek halinde değil, irtical kabilindendi. Çünkü bu iki türküyü plağa alacağımız zaman yarım saat beklemeye mecbur kaldık. Onlar devamlıca tek sesli olarak çalıyor ve söylüyorlar, biz de usulsüzlük olmasın diye, işlerine karışmıyorduk. Nihayet coştular, ''veed''e geldiler. Ancak o zaman iki seslilik başladı ve devam etti.

   Gelecek yazımızda ikincisinin de notasını vereceğimiz bu türkülere Tunceli gibi belli sebepler altında yüzyıllarca çevresinden ilgisi kesilmiş bir bölgede rastlanmış olması bunların folklor bakımından önemini bir kat daha arttırmaktadır.

   Çalan ve söyleyenler: Pertek Kazasının Ulupınar Köyünden 1319 doğumlu Süleyman Kaya ile Hozat Kazasının Yaldızağaç Köyünden 1317 doğumlu İsmail Oğuz.

 

Siyah perçemlerin, gonca yüzlerin
Garip bülbül gibi zar eyler beni.
Hilal ebruların, ahu gözlerin
Tiğ-i sevda ile yaralar beni.
Sevda-yı aşkınla ah ü zar oldum
Kalmadı tahammül, bi-karar oldum.
Cemalin göreli sevdakar oldum.
Korkarım ki bu dert paralar beni.
Elif kametine hayran olduğum,
Gece gündüz hayaline döndüğüm.
Hep senin içindir boyun eğdiğim.
Yoksa zaptedemez bu yerler beni.
 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]