ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara
tavsiye edin
muhabbet

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
 

 
   
KONYA'DA HOVARDA TÜRKÜLERİ

Ahmet Safa ODABAŞI


   Konya türküleri arasında cinayet ve katil konularında bir çok türkü vardır.

Konya oturak alemlerinde ve yahut aşk ilişkilerinde bazı anlaşmazlıklar cinayet veya ufak tefek yaralanmalar ile sonuçlanabilirdi.

Oturaklarda oturak kurallarına uymayan veya çizgiden çıkan bazı kimselere yapılan işin uygunsuz olduğunu hatırlatmak veya bir daha tekrar etmemesi için ihtar mahiyetinde olarak kulağı kesilirdi. Bu işlem o kişinin canlı bir sabıka kaydı olarak suratına işlenmiş olurdu. Böyle bir olayda kulağı kesilenlere örnek gösterilmek üzere ''kulağı kesik" damgası vurulurdu.

Eğer aşk ilişkileri daha bir anlam kazanır ise o zaman iş değişir, karşı taraf cinayet ile halledilirdi.

Öldürülen hovarda ünlü ve sevilen bir kişi ise; cinayeti izleyen günlerde o kişi hakkında türkü yakılırdı. Bu türkü muhabbet toplantılarında çalınıp çığrılırdı.

Aşağıda cinayet üzerine yakılmış türkülerden Kazım'ın türküsünü yayınlıyorum. İlk Kazım'ım türküsü kendi arşivimde bulunan el yazması türkü defterinden alınmıştır. Ayrıca bu türkünün varyantları da uzman folklorcu Seyit Küçükbezirci, üstad Cenab Kendi ve Saatçi Mazhar Sakman'ın derlemeleridir. Bir fikir verebilmek için bunları da burada yayınlıyoruz.

Mezar arasında harman mı olur? 
Kama yarasına annem derman mı olur.
Aman kamayı sokan da insan mı olur? 
Amanın Kazım'ım yandım elinden. 
Aman Kazım'ım ben yanıyorum ölüyorum.

Mezar arasında kanlı kasaplar,
insan sevdiğine annem kama mı saplar? 
Cenazem gidiyor seyredin ahbablar. 
Aman aman Kazım'ım ben yanıyorum, 
Şu karanlık gecede can veriyorum.

Evimizin önü kıbleye karşı,
Dil versin söyleyin kabrimin taşı. 
Aslanım Kazım'ım hovardalar başı. 
Aman Kazım'ım yandım elinden, 
Karanlık gecelerde can veriyorum.


Seyit Küçükbezirci Bey'in derlemesi:

Mezar arasında harman olur mu? 
Gama yarasına derman olur mu? 
Gurşun atanda iman olur mu?

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor? 
Gaytan bıyıkları gana batıyor. 
Seni vuran zalim damda yatıyor. 
Sööle doktor sööle ölecek miyim? 
Ölmeden silami görecek miyim?

Mezar arasında gar basa basa, 
Yandı ciğerim gan gusa gusa.

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor? 
Gaytan bıyıkları gana batıyor. 
Seni vuran zalim damda yatıyor. 
Sööle doktor sööle ölecek miyim? 
Ölmeden silami görecek miyim?

Mezar arasında melekler çoktur, 
Sööle doktor sööle bir çare yok mudur?

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor? 
Gaytan bıyıkları gana batıyor.
Seni vuran zalim damda yatıyor.

Sööle doktor sööle ölecek miyim? 
Ölmeden silami görecek miyim? 
Mezar arasından atlayamadım, 
Döküldü cephanem toplayamadım. 
Zalim düşmanları haklayamadım.

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor? 
Gaytan bıyıkları gana batıyor.
Seni vuran zalim damda yatıyor.

Sööle doktor sööle ölecek miyim? 
Ölmeden silami görecek miyim? 
Mezarımın daşı kıbleye karşı.
Dil versin söylesin mezarımın daşı

Aslanım Kazım'ım nerde yatıyor? 
Gaytan bıyıkları gana batıyor.
Seni vuran zalim damda yatıyor.
Sööle doktor sööle ölecek miyim? 
Ölmeden silami görecek miyim?


Saatçi, divan sazı üstadı Mazhar Sakman'ın derlemesi:

Mezar arasında ganlı gasaplar,
İnsan ahbabına gama mı saplar? 
Cenazem gidiyor bakın ahbaplar. 
Aslanım Kazım'ın vurdular seni, 
Bir karanlık yere koydular beni.

Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor, 
Gaytan bıyıkları gana batıyor.

Mezar arasında harman olur mu? 
Gama yarasına derman olur mu? 
Yayla yörüğünde din iman olur mu?

Mezarımızın daşı kıbleye karşı, 
Dil versin söylesin mezarın daşı. 
Kazım'ın sorarsan hovarda başı.

Mezar duvarını atlayamadım, 
Döküldü kurşunum toplayamadım. 
Zalim düşmanları hak[la]yamadım.


Cenab Kendi Bey'in derlemesi:

Mezar arasında harman olur mu? 
Kama yarasına derman olur mu? 
Kamayı vuranda iman olur mu?
Aslanım Kazım'ım yerde yatıyor, 
Gaytan bıyıkları gana batıyor.

Mezar arasından atlayamadım, 
Döküldü cephanem toplayamadım. 
Zalim düşmanları haklayamadım.

Mezar arasında kanlı kasaplar [...] 
İnsan ahbabına kama mı saplar? 
Cenazem geliyor bakın ahbaplar.

Yüce dağ başında ışık ışıldar, 
Kazım'ı vurmuşlar kanlar fışıldar.
Duyduk gelmedi zalim komşular.

Mezarımın daşı kıbleye karşı, 
Başıma diksinler ayetli daşı. 
Üstümdeki çimenler gözümün yaşı.

Mezar arasında melekler çoktur, 
Gelme cerrah gelme çaresi yoktur. 
Benim haktan başka hiç kimsem yoktur.


Yukarıda örneklediğimiz Kazım'ım türküsündeki güfteler çok büyük değişiklikler arz ediyor. Bu işin açıklamasını uzmanlarına bırakmak gerek. Kazım'ım türküsünün bir benzeri de kendi arşivimden aldığım bir türküdür. Bu türkünün benzerine başka derlemecilerin türküleri arasında rastlanmamıştır. Bu türkü de şöyledir:

Eğrim büğrüm Bermende'nin yolları,
Kardan beyaz küçük hanımın kolları.
Pek naziktir şu yarimin dilleri.
Aman Allah yoksa ölecek miyim?
Ölmeden silayı görecek miyim?

Mailem de kaşlarına mailem,
Senin gibi erkeğin dengi değilem.
Aman yoksa ölecek miyim?
Ölmeden silayı görecek miyim?

Üleşini boz merkebe sardılar,
Akşehir'e kara haber saldılar.
Aman Allah yoksa ölecek miyim?
Ölmeden silayı görecek miyim?

Off. Esdi şahı bülbül esdi yılları,
Ol baharda açıldı gülleri.
Off. Pek nazik de o yarimin dilleri
Aman Allah yoksa ölecek miyim?

Yeni Meram, 29 Aralık 1997..

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]