ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara
tavsiye edin
muhabbet

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
  

   Türkiye'de Çalgı Eğitiminde Metod İhtiyacı Ve Bağlama Metodu

  

               Mehmet A. ÖZBEK

        Kelimelerle anlatamadığımız duygulan, kendi malzeme ve kurallarıyla dile getiren müziğin, doğumumuzdan ölümümüze kadar, hayatımızın her safhasında rolü olduğu meydandadır. İnsanın var olduğu ilk günden beri, varlığına kuşku duyulmayan müziğin, bugüne kadar tabii gelişimine de­vam eden insan medeniyetinde oynadığı müstesna rolü gözden uzak tut­mak mümkün değildir.

İnsan, sanatın her koluna yabancı kalabilir, ama müziğe asla. 0, benliğimizin sökülüp atılamayacak bir yerinde, gönlümüzün tam ortasında tahtını kurmuştur.

     İnsan benliğiyle bu derece iç içe olan müzik üzerinde, eğitim alanında önemle ve samimiyetle durulması gerekmektedir.

     Müzik eğitiminin uygulamaya (icra'a) yönelik iki temel alanından biri ses eğitimi, diğeri de çalgı eğitimidir.

Geleneksel Türk Müziği çalgılarının da öğretimi yapılan konservatuar ve fakültelere bakıldığında, Batıda bize geçen çalgılara ait yerli ve yaban­cı çalgı metodlarının bulunmasına karşılık, yerli çalgılarımıza ait metodla­rın bulunmadığı, olanların da birbirinden farklı yol ve teknikler izlediği görülmektedir.

Bir ülkede, yaşayan, binlerce yıllık geçmişten gelirken geleneklerin potasında yoğrulmuş ve halkın günlük hayatına girmiş müziğe ait teknik ve inceliklerin, o ülkede öğretilmesi kadar tabii bir şey olamaz. Bu gele­neklere bağlılıktan çok, değerlerimize sahip çıkma, ve kişiliğimizle, onurlu bir biçimde dışa açılma ortamını hazırlama çabasıdır.

     Hemen her yıl denecek kadar sık sık opera sahnemizde yer alan "Arşın Mal Alan'' opereti acaba nasıl dışa açıldı?

     ''İlk güzel nağme ve raks melodiyalarının yaradılışı halk özüdür'' di­yen Üzeyir Hacıbeyli'nin 1922'de Azerbaycan da ilk musiki mektebini kurması, Orada senfonik orkestraya dahil çalgılar yanında tar, kamança ve balaban gibi halk çalgılarının öğretilmesine imkan sağlaması, 1924'te mektebin tekniqum'a çevrilmesi 1926'da tekniqum'un Konservatuarla bir­leştirilmesi ile burada halk musikisi aletlerinin öğretilmesi gerekliliğine inanan aydın ve ilerici görüşlerin çizdiği yolla "Arşın mal alan", "Köroğ­lu'', "Meşhedi İbad'' ve benzeri eserler dışa açıldı.

Bu örneği vermenin sebebi, olayların hemen yakınımızda ve bizi et­kiler bir biçimde gelişmesidir. Halk çalgı aletlerinin de Devlet Konserva­tuarlarında öğretilmesi; Bunlarda yapılan sistemli, içinde basit çok seslili­ğin bulunduğu şarkı, mahnı, tesnif gibi eserlerin benimsenmesini, yine bu çalgıların da eşlik ettiği Opera, operet, senfonik şiir gibi büyük formlar­dan da zevk almasını sağlamıştır.

Büyük mücadelelerden sonra bugün Konservatuar ve müzik eğitimi veren fakültelerde bağlamanın da yer almasını sağlayan yönetici, öğret­men, herkesi saygıyla selamlıyorum.

Ancak ne yazık ki, bu çalgının eğitimde okuldan okula, hatta öğret­menden öğretmene, farklı öğretim yolları izlenmektedir. Çalgıya ait tam bir metodun olmaması, Onun bilimsel ve teknik imkanlarının öğrenileme­mesine, öğrenenlerin ise ayrı ayrı tekniklere sahip olması gibi bir çıkmazı hazırlamıştır.

Bağlama yapısıyla, tekniğiyle ileri ve gelişmeye müsait bir çalgıdır. Onunla bir ezgiyi seslendirirken basit armonik figürler ve akorlar elde et­mek mümkündür.

Bugün Amerikalı, Kanadalı, Macar ve Japon müzikologların merakla çözmeye çalıştığı ve öğrenmek istediği bağlamanın daha yaygın bir biçim­de tanınması için dil, teknik ve yöntemi evrensel olan bir bağlama metodunun varlığı gerekmektedir.

Burada hareketle bir bağlama metodu planı arz ediyorum:

1. BÖLÜM

a. Genel bilgi

Bu bölümde bağlamanın tarihi gelişiminden söz ederek, bağlama, bağlama ailesi, boyutları ve biçimiyle tanıtılır. Tellerinin sayı cins ve ka­lınlıkları hakkında bilgi verilir. Bu bölümde metodu doğrudan ilgilendir­mediği için, giriş, dip not veya ek bilgi gibi kitap arkasında da verilebilir.

  

b. Çalgıyı tanıyalım

Bu bölümde ise çalgının ''burguluk'', ''kol'', ''tekne'' gibi bölümleri ile ''burgular'', ''perdeler'', ''teller'', ''eşik'', ''üst eşik'', ''dip eşik'' gibi parçaları tanıtılır, net ve belirgin bir çizimle gösterilir.

c. Bağlamanın ve tezenenin doğru tutuluşu, parmakların perdeler üzerindeki durumu çizimle gösterilir.

d. Gerekli işaretler

Burada metodun uygulanmasında bilinmesi gereken parmak numaraları, tezene vuruş imleri ve telleri belirleyen imler ile hızla nüansa ve tekrarlara ait bir kaç işaret ve deyim verilir .

e. Bağlamanın akordu

Bağlamanın aktarımlı bir çalgı ve diyapazona göre duyuluşunun bir tam beşli alttan olduğu, notasının ikinci çizgi sol anahtarı ile yazıldığı, Akordunun dördüncü oktavın Do, üçüncü oktavın Sol ve dördüncü ok­tavın Re seslerine çekilerek yapıldığı, alt ve üst tellere eklenecek yandaş bam tellerin bunlardan birer oktav pes olacağı anlatılır .

f. Diyapazonu ve Reqistrleri

Burada bağlamanın en pes sesi ile en tiz sesi arasındaki genişlik; çalgının kalın, orta ve ince bölümleri porte üzerinde gösterilir .

II. BÖLÜM

ALIŞTIRMALAR

Alıştırmalara öğrencinin tezenesiyle telleri sıhhatli bir biçimde tek tek bulabilmesini sağlamak amacıyla boş tellerden başlanır. Ôğrenci önce üst vuruşlarla, sonra da üst-alt vuruşlarla her üç teli boş olarak yoklayabil­melidir.

        Daha sonra sırayla 1'inci, 2'nci, 3'üncü parmakları kullanma alıştır­malarına geçmelidir. 4 'üncü parmak çok sonra kullandırılmalıdır.

     Alıştırmalar önce öğretmen tarafından çalgıyla gösterilmeli, sonra öğrenciden istenmelidir.

     Ôğrenci nota çözüm ve çalgı hakimiyetinde belli bir düzeye gelince, öğretmen eşliği için yazılmış iki sesli alıştırmalara geçilmelidir.

 

Alıştırmalardan sonra çeşitli kompoze ezgiler gelir .

Bunlar :

1. Çeşitli türküler

2. Çeşitli çalgısal ezgiler

3. Bağlama için yazılmış parçalar ve dileriz ki çok seslendirilmiş anonim türküler değil, bağlama ve senfonik orkestra için yazılmış konser parçalarından bağlama partileri.

 

III. BOLÜM

ÜSLUPLAR VE TEZENE BİÇİMLERİ

Bu bölümde bağlamada hakimiyet kazanmış, Yozgat, Kayseri, Konya, zeybek, teke ve karşılama gibi daha çok yörelere özgü üsluplarla, süpürme, çırpma, tarama, çiftleme, tremolo gibi vuruşlarla ilgili tezene bi­çimleri ve çarpma, çekme, vibrando gibi parmak süslemeleri öğretilmeli­dir.

 

IV.BOLÜM

ÇEŞİTLİ DÜZENLER VE POZİSYONLARI

Bu bölümde bağlamada uygulanan, ümmü, abdal, müstezad, rast, sa­bahi, ve misket gibi yaygın düzenlerden söz edip, bunlar arasında pratik değeri olan misket düzeni üzerinde durulmalı, pozisyonlarını öğretir alıştırmalar vermelidir.

 

V .BÖLÜM BAĞLAMA DÜZENİ

Bozuk düzeninden sonra en yaygın ve pratik değeri olan bağlama düzeni ayrı bir bölüm olacağı gibi, hatta ayrı bir kitap olarak da işlenebi­lir.

SONUÇ:

Geleneksel müziğimizin estetik kurallarının korunabilmesi, bunlarla uğraşanların aynı dili konuşabilmesi, birlik ve bütünlük içinde olabilmesi, müzik icraının yükselmesi ve soyluluğundan bir şey kaybetmemesi için eksik metodların bir an evvel tamamlanması gerekmektedir.

        Bağlama metodu konusu bunlar içinde, en önde çözüme kavuşturul­ması ve biçime bağlanması gereken bir konudur. Çalgının ve müziğinin icrada yozlaşmaması, teknikte layık olduğu seviyeye ulaşabilmesi ve yete­rince tanınabilmesi için geç kalınmamalıdır.

 

 

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]