ana sayfa
türkü sözleri
türkü notaları
türkü hikayeleri
gönül verenler
bağlama-nota
ozanlarımız
halk müziği
konser-tv
kitaplık
yazılar
sözlük
arşiv
linklerimiz
görüşleriniz
site içinde ara

Güncellemelerden haberdar olmak için
e-mail listemize üye olunuz. 

İsim: 
E-mail: 
            
 


    
YÖRESİ DIŞINDA DERLENEN TÜRKÜLER

Erdoğan Eskimez*
 

    Yöresellik, hiç şüphesiz ki türkülerin karakterlerini belirleyici en önemli unsurdur. T.R.T. repertuarında yer alan bazı türkülerde, yazılan yörenin tavrını tam olarak yansıtmadığını görmekteyiz. Gözden kaçan bu önemli noktanın düzeltilmesinde ve anlaşılmasında konunun önemi büyüktür. Ayrıca çeşitli sosyolojik olaylar nedeniyle ki bunların içinde göç, iş askerlik gibi nedenler vardır, büyük kentlere hatta yurtdışına taşınmış kaynak kişilerden derlenmiş türkülerin durumu gözden geçirilen konuda, kasetlerden yada plaklardan derlenen türkülerde incelenmiştir. Sosyolojik olaylar nedeniyle başka yerlerden derlenmiş türkülerin “taşıma türküler” adı altında incelenmesinin doğru olacağı izlenimi uyanmıştır. Kaset veya plaklardan derlenen türkülerin, nüans, metronom, anlatım, tavır yönünden bazı sakıncaların olabileceği olasılığı vardır.

Bütün bunların derlemeciye sağladığı avantajlar yada dezavantajlar gözden geçirilmiş, söz konusu “taşıma türkülerin” folklorun içinde değerlendirilmesi gerektiği kanısına varılmıştır.


YÖRE VE YÖRESELLİK

Yöresi dışında derlenen türküler deyince ilk olarak, yöre ve yöresellik kavramlarını çok iyi bilmemiz gerektiği inancındayım.

Yöre türkülerin müzik karakterini belirlemede en önemli unsur olduğunu hepimiz biliyoruz.
İlk derlemelerin yapıldığı 1926-1927 yıllarında daha lokal olan yöresel özellikler günümüzde daha geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Geçmişte köyden köye bile farklılıklar gösteren folklorik özellikler bugün daha da genişlemiş, şehir, bölge bazında düşünülmeye başlamıştır. Bunların nedenleri: Kitle iletişim araçlarının dev bir hızla yayılması, yöresel ilişkilerin daha sık ve uzun sürekli yapılması, ulaşım kolaylığı gibi faktörler olarak sayılabilir.
Halk ezgileri, kendi yörelerinin ritmik ve melodik karakterlerini yansıtırlar. Basit bir örnek vermek gerekirse, halk müziği konusunda bilgi sahibi olmayan bir dinleyici bile, herhangi bir türküyü duyduğunda, bunun hangi yöreye ait olabileceğini tahmin edebilmektedir. Buradan yola çıkarak THM repertuarındaki bazı türkülerin yazılan yörenin özelliklerini yansıtmadığını görmekteyiz. Her yörenin farklı müzik yapıları vardır.

Bazı örnekler vermek gerekirse:
Orta Anadolu deyince aklımıza bozlaklar, oyun havaları, halaylar, kaşık havaları vs. gelmektedir.

2, 4, 5, 9 zamanlı usullerin çoğunlukla kullanıldığı garip, bozlak, kerem diye adlandırılan dizelerden oluşmuş ezgilere sıkça rastlandığı bir bölge olarak karşımıza çıkmaktadır. Ege bölgesi bir zeybek bölgesidir. 9 zamanlı usuller ve bunların 9/8, 9/4, 9/2, 9/16’ lık mertebelerinin kullanıldığı Yahyalı kerem, garip, yanık kerem gibi dizelerin görüldüğü bir bölgemizdir. Gurbet havaları, teke zotlatmaları , zeybekler en önemli formlardır.

Doğu Anadolu Bölgemizde folklorik ve halk müziği yönünden zengin bir yöremizdir. Halaylar, Deyişler, Ağıtlar, Barlar, Mayalar yoğunluktadır. 2, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 zamanlı usuller sıkça kullanılmıştır. Ezgilerdeki diziler ise Yahyalı kerem, garip, yanık kerem, kerem ağırlıklıdır.

Karadeniz bölgemiz de ise aksak usuller dediğimiz 5, 7, 9 zamanlı usuller daha fazla görülmektedir. Bu örnekleri çoğaltmamız tabi ki mümkündür.

Ayrıca bu özelliklerin dışında yöreyi belli eden bir başka karakter ise şive, ağız, hançeri gibi yöresel üsluplardır. Hatta yörelerin iklim koşulları, ekonomik koşulları bile sosyolojik açıdan bakıldığında türkülerin oluşumunda önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.


YÖRESİ DIŞINDA DERLENEN TÜRKÜLERDE İZLENEN YOLLAR:

Bunları 5 ana başlık da toplayabiliriz
1- Kaynak Kişilerin başka şehirlere göç, askerlik, iş vs. nedenlerden dolayı yerleşmelerinden kaynaklanan ve o yere mal edilen türküler. Bunlar “taşıma” veya “taşınma” türküler adı altında değerlendirilebilir.
2- Kasetlerden derlenen türküler
3- Büyük şehirlerden derlenen türküler.
4- Yurt dışından derlenen türküler.
5- Büyük insan kitlelerinin başka bir bölgeye yerleşmesinden dolayı o yöreye mal edilen ezgiler.

Şimdi bunları biraz açmak gerekirse;
1- Taşıma Türküler: Yukarıda söz ettiğimiz gibi kaynak kişilerin sosyolojik nedenlerden (göç, askerlik), yada ekonomik sebeplerden dolayı (iş vs. gibi) başka şehirlere yerleşmeleri ve burada yapılan derlemelerdir. Trabzon’ dan derlenen ve aşıklama özellikleri gösteren “engeller koymuyor yar sana varsan” adlı türkü en çarpıcı örneklerdendir.
2- Kasetlerden Derlenen Türküler: Kaynak kişilerin gerek müzik piyasasında gerekse radyolarda bulunan kaset ve plaklarının bulunup notalarının yazılması suretiyle yapılan derlemelerdir.Kaynak kişinin haberi olmadan yapılan bu derlemeleri ilginç bir anekdotla anlatmak istiyorum. Sivas’lı aşık Yüksel YILDIZ ile her karşılaşmamızda sürekli müzik, aşıklık geleneği, derlemeler konusunda sohbetlerimiz olurdu. Birgün böyle bir konuşma esnasında bana “Hocam geçen gün radyo da benden alınmış bir Türkü dinledim. Acaba bu türküyü kim derledi” diye sordu. Türkünün tavrında ve icrasında bazı eksiklerin olduğunu söyledi. Ben şaşkınlıkla kendisine baktım ve “Herhalde senin kasetinden yazmışlardır” dedim. Bu anlattığın olay bize kaynak kişinin haberi olmadan bile derleme yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
3- Büyük Şehirlerden Derlenen Türküler: Kaynak kişilerin büyük kentlere yerleşmesi sonucunda yapılan derlemelerdir. Sosyolojik ve ekonomik koşullar nedeni ile Anadolu’ dan büyük kentlere hatta yurt dışına giden insanlar kültürlerini ve folklorunu dolayı ile müziğini de gittiği yerlere götürmüşlerdir. Göçlerden dolayı bir köyün tamamının olduğu gibi herhangi bir büyük şehrin belli bir semtine yerleştiğini görmekteyiz. Örneğin: İstanbul’ un Maltepe ilçesinin Gülsuyu semtinde Erzincan’ın bir köyü olduğu gibi gelmiş ve yerleşmiştir. Geleneklerini, adetlerini, oyununu ve müziğini burada da devam ettirmektedir. Yine Şişli ilçesinin Gülbağ semtinde Sivas’ın Çınarlı köyü neredeyse orada kurulmuştur. Adetler, gelenekler ve müzikleri burada devam etmektedir.
4- Yurt Dışından Derlenen Türküler: Çeşitli sebeplerden dolayı yurt dışına yerleşmiş kaynak kişilerden yapılan derlemelerdir. Buralardan derlenen türkülere, Örneğin: Berlin türküsü yada Köln türküsü diyemeyeceğimize göre türküler nereye aitse o yörede düşünülmelidir.
5- Büyük İnsan Topluluklarının Başka Bir Bölgeye Yerleşmesinden Dolayı O yöreye Mal Edilen Ezgiler: Eskişehir’ deki Tatar türküleri bunların en çarpıcı örnekleridir. Bursa ve civarına yerleşen Bulgaristan veya Yugoslavya göçmenlerinin Ezgilerinin de derlenerek Bursa türküsü gibi göstermek doğru bir anlayış değildir.


T.H.M Repertuarındaki Yöresi dışında derlenmiş türkülere genel bir bakış:

T.R.T. Repertuarı incelendiğinde bazı türkülerin yazıldığı yöreye ait olmadığı hemen göze çarpmaktadır. Trabzon’ dan derlenen “Engeller koymuyor yar sana varsam” Eskişehir de Tatar türküleri Erzincan Kemaliye’ den derlenen “Sabahın seher vaktinde görebilsem yarimi”, Tokat’ dan derlenen “Sabahın seherinde ötüyor kuşlar” gibi örnekler, incelemeye değer örneklerdir. Çünkü aynı formda bir başka örnek bulmak mümkün değildir. Bahsettiğimiz sebeplerden dolayı oralara taşınmış türküler olması kuvvetli bir olasılıktır. Bide varyant (Çatal) dediğimiz türküler vardır ki bu konu ile karıştırmamak gerekir. Silifke yöresindeki “Eski sille” yada “Çay benim çeşme benim (Alyazma)” Zeybek örneklerinde olduğu gibi türkülerimizin pek çoğu bir olay üzerine söylenmiş ve yakılmıştır. Bazen bir yerde yaşanmış bir olay, başka bir yerde türkü olarak karşımıza çıkar.”Çanakkale içinde aynalı çarşı” Kastamonu’dan derlenmiştir. “Sinop Mapushanesi” adlı türkünün öyküsü Sinop’ da geçtiği halde Orta Anadolu’ dan derlenmiştir. Bunları yadırgamamak ve konumuzla karıştırmamak gerekir.


Yöresi dışında derlenen türkülerde karşılaşılan problemler:

Öncelikle, bu tarz türkülerde icra, tavır ve üslup notaya yansıtılamamaktadır. Nota yazımında gereksiz ölçü uzatmaları ve hataları oluşmaktadır. Burada Keskinli Hacı Taşan ile ilgili bir anektodu anlatmak isterim;
İstanbul radyosu yurttan sesler programına rahmetli Hacı Taşan konuk olarak davet edilir. Koro türkülerini söylerken Hacı Taşan’ da sırasını beklemektedir. Bu arada koro Hacı Taşan’ dan alınan “Yüce dağ başına yağan kar idim.” Dizeleri ile başlayan türküyü icra etmektedir. Türkü bitiminde Hacı Taşan, şefe “ Hocam karar seslerinde niçin o kadar fazla bekliyorsunuz” (türkü kararında 4 ölçü la sesi vardır.) deyince koro şefi “sen öyle çalmışsın, notayı da o şekilde yazmışlar” deyince Hacı Taşan biraz düşündükten sonra “Ha şimdi anladım ben o sırada rakı içiyordum” demiş. Görmeden bire bir yapılmayan derlemelerde bu tip hatalar olabilmektedir. Ancak derleyici müzik bilgi ve birikimini kullanarak ve türkünün hüviyetine tesir etmeyecek şekilde bunları düzeltebilmelidir.
Bir başka sakınca da şudur: Derlenen türkü nerede derlenmiş ise o yere mal edilme yanlışıyla ile karşı karşıyadır.

Ayrıca; Dinleyici yanlış yönlendirilmekte ve türkülerin gerçek kimliği ve icrası gizlenebilmektedir. Türkülerde önemli bir unsur olan nüanslar bu tip derlemelerde göz ardı edilebilir. Özellikle kaset ve plaklar dan yazılan türküler için nüans, tavır, üslup konuları son derece önem taşımaktadır.

Bunların yanı sıra dinleyiciye sağladığı kolaylıklarda vardır.

Bunlar, zamandan tasarruf, ulaşım, ekonomi gibi faktörler olarak sayılabilir ama en önemlisi, türkünün oluşumunda etkili olan zaman ve mekan unsurlarının sürelerini kısaltmasıdır.

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Sosyolojik olaylardan dolayı başka yerlerden derlenmiş türkülerde folklor’ ün bir parçası ve doğal bir olayı şeklinde görmekteyiz.
Türküler nerede derlenirse derlensin, ait olduğu yöreyi iyi tespit edip ona göre değerlendirilmelidir.

Derlemeler, mümkünse kaynak kişi ile birebir yapılmalıdır.
TRT repertuarı uzman bir ekiple gözden geçirilerek bu tarz türküler düzeltilmelidir.


* İ.T.Ü. T.M. Devlet Konservatuarı San.Öğr.Gör.
 


Not: Bu yazı 10. İstanbul Türk Müziği Günleri (04-05 Aralık-2003) - Müzik Araştırmaları Ve Folklor Derlemeleri Sempozyumunda bildiri olarak sunulmuştur.

 

 



anasayfa l notalar l sözler l bağlama l hikayeler l gönül verenler
halk müziği l ozanlar l yazılar l kitaplık l konser-tv l linklerimiz l görüşleriniz

Herhangi bir konuda yazışmak için: [email protected]