|
BAHÇEDE
BARIM KALDI
Bahçede barım kaldı Bizim bayram ne zaman
Hayvada narım kaldı Elli gün kaldı heman
Ana bacı el atın Elli gün gelsin geçsin
Hurcunum yarım kaldı Sevinir
uşak çoban
Elli günü say otur Dildökümü bin olsun
Karmala kuzu getir Veren evler şen olsun
Kentin ağa bacısı
Sevindirin bizleri
Bizlere azık getir
Gününüz ağ gün olsun
Veren eller sağ olsun
Damağınız çağ olsun
Sayacıyı sayanın
Oğlu kızı çoğ olsun
(bar : meyve, hurc : heybe, karmalamak : elle kavrayıp kaldırmak, dildökümü : "Kuzu ayı" denilen Mart, damak : keyf, lezzet, huzur, çağ
: sevinç, neş'e)
ç. Oturak
Türküleri
Anadolu’da halk dayanışma, yardımlaşma, kaynaşma ve
dostluk kurup pekiştirmek amacıyla zaman zaman bir araya gelirler. Bu ekseriya
ekim ayından bahara kadar icra edilir. Toplantılara, muhtelif yörelere göre
farklı isimler verilir. Sözgelişi; Çankırı, Gerede’de sohbet, fırıttım, Safranbolu, Bartın, Kütahya, Kastamonu, Bolu ve
Konya’da muhabbet, gezek, sıra, perde, arfane, birikme, oturak,
Van’da oturmak, Ankara’da cümbüş, Antalya ve Isparta’da kef, keyif, Balıkesir Edremit’te oda teşkilatı,
Dursunbey’de barana / sohbet sözleri verilen adlardan bazılarıdır.
Barana /Oturak toplantısına gelecek olanda sağlam kişilik aranır. Söz ve
yaşayışıyla toplumda kendisine yer etmiş kişiler bu toplantıda sık sık bir
araya gelerek sohbet eder, oyunlar oynar, türküler söylerler.
Aşağıya kaydettiğimiz Sohbet Övme Türküsü söylenen
türkülerden biridir. Bu türkü ile sohbete son verilir ve bir sonraki sohbetin
kimin evinde kalacağı tayin edilir.
SOHBET
ÖVME TÜRKÜSÜ
Uzunçarşı baştan
başa Eşeğim gelir odundun
Keklik seker taştan taşa
Yemeğin
yenmez tadından
Geçmiş olsun (...) Paşa Yahnisi
koyun budundan
Sevdiğim bir o sardığım bir o Bağlantı
Olacak sohbet senindir
Senindir gerçek senindir
Papuçların muştası Kızıl üzüm turşusu
Karşısındadır ustası Yüzüne vurmuş ekşisi
Bunlar saraylı hastası (...) Bey’in has komşusu
Bağlantı
Bağlantı
Koyun gelir kuzu ile Uzunçarşı baştan başa
Ayağının tozu ile
Keklik seker taştan taşa
On beş ahbap sözü ile Kadem ola (...) Paşa
Bağlantı
Bağlantı
5. Askerlik Türküleri
Askere yolcu etme,
sıladakilerin gözleri yolda asker beklemeleri, askerlerin tezkereyi iple
çekmeleri, seferberlik türküleri, asere gidip gelmeyen yiğitler için söylenmiş
türküler bu çerçevede ele alınabilir.
ASKER YOLU BEKLERİM
Asker yolu beklerim
Günü
güne eklerim
Sen
git yarim talime de
Ben
burayı beklerim
Mendilimde
gül oya
Gülmedim doya doya
Asker yolu beklerim de
Günleri saya saya
Pilav bişirdim yavan (da) Sucu
sucu suyunan
Üstüne kıydım soğan
Soğan acısıyınan
Yatağına uzanmış (da)
Küsüdüm
de barıştım
Uyan askerim uyan
Yarin bacısıyınan
Bağlantı
Bağlantı
ASKER
UĞURLAMA TÜRKÜSÜ
Asker bayrağını kuma dikmişler
Bizim
bayrağımız kanlı yazılı
Küçücük yarimi
asker etmişler
Üzerinde ay yıldızı dizili
Almışlar
gitmişler bilmem n’etmişler
Askere gidenler körpe kuzulu
Güle güle hasret
benden yar sana Güle güle
hasret benden yar sana
Kapıda
bağlıdır kınalı koçum
Yaptıralım kahveleri hanları
İzine gelirsen
yar senin için Kaldıralım kasaveti gamları
Sinemde
saklıdır verdiğin saçın Dolanır
da yar sılaya gelirse
Güle güle
hasret benden yar sana Kestiririm
çifte kurbanları
BİR
MEKTUP YAZDIM
Bir mektup yazdım da posta almadı Tel
çekmiştim giden ayın üçüne
Cevap
beklemeye sabrım kalmadı Cevap
gelmez korku düştü içime
Firar
edecektim param kalmadı Karıştır
çantayı bir bak içine
Sevdiğimden
mektup var mı postacı Sevdiğimden
mektup var mı postacı
Trenin yolları
demir değil mi Ömrümün kervanı tünele daldı
Askere verilen
emir değil mi Sandım ki gönlümün gülleri soldu
Çileye
katlanmak ömür değil mi En
fazla yarimi göresim geldi
Sevdiğimden
haber var mı pastacı Sevdiğimden
haber var mı postacı
6. Yiyecekler Üzerine Söylenmiş
Türküler
ÇİĞ KÖFTE
Çiğ köfteler ne acı Çiğ köfte dama kaçtı
Ayran bunun ilacı
Ayran peşine düştü
Çok yoğur gelin bacı Çok yedim karnım şişti
İlle canım çigğ köfte İlle
canım çigğ köfte
Çiğ köfteyi yoğuran
Çiğ kögtenin bulguru
Yemez bunu doyuran Boğazdan geçmez kuru
Bol ayran taze soğan Bacım
ayranın duru
İlle canım çigğ köfte İlle
canım çigğ köfte
Servi kavak uzun uzun
Yaprakları düzüm düzüm
Ev sahibi ik gözüm
İlle canım çiğ köfte
7. Hayvanlar Üzerine Söylenmiş
Türküler
HOROZ
Horoz değil katır idi Horoz değil kuzu idi
Dağdan odun getirirdi Mahallenin
kızı idi
Her işleri bitirirdi Bir köylünün sözü idi
Kuşum civcivi cak oldu Bağlantı
Çil horozum yok oldu
Tekkesi var elim gibi Kırk tavuğun kocasıydı
Kanadı var kilim gibi Piliçlerin babasıydı
Ayağı var belim gibi Mahallenin hocasıydı
Bağlantı
Bağlantı
Sabahtan erken kalkardı Horozumu
şaşırdılar
Kuyruğu dala dikerdi Odamdan dama aşırdılar
Yedi köye hükmederdi Suyuna bulgur pişirdiler
Bağlantı
Bağlantı
Horoz değil deve idi Çimenlerde yayılırdı
Ön dişleri geve idi Tilki görünce bayılırdı
Yedi tavuğu sever idi Çok ünlüydü sayılırdı
Bağlantı
Bağlantı
Bu horoz değil de arslan
Çil
horozum yağlı idi
Su içerdi altın tastan Şam
dalında bağlı idi
Yeni ayrıldındı dosttan Çil
horozun oğlu idi
Bağlantı Bağlantı
PİŞİGE
VURDUM TAŞINAN
Pisige vurdum taşınan
Gözleri
doldu yaşınan
Kebabı
yuttu şişinen
Ev
harabın pişiği
Tezharabın pişiği
Pisik de değil kendisi
Ay havar havar havar
Onların kastı bende var
Hastayım vay başım döner
Pisiğin gözleri ala
Pisigin gözleri sarı
Başına yığmış beş bela Kavurmayı etmiş yarı
Beşinden de bir kala Pastırmaya degme bari
Bağlantı
Bağlantı
(pisig / pişig :
kedi)
SIÇAN TÜRKÜSÜ
Bizim sıçan rafta
gezer
Bizim
sıçan takır tukur
Pissiğin bağrını ezer Sanırsın bir nallı katır
Bulgura karanfil dizer
Fakat
bilmez gönül hatır
Hatırl’olmuş bizim sıçan Hatırl’olmuş
bizim sıçan
Bizim
sıçan evlenici
Parası
çok hak verici
Dükkânlardan
un alıcı
Çalgıc’olmuş
bizim sıçan
8. Olay Türküleri
Türkülerin
pekçoğu herhangi bir olay sonrası ortaya çıkmıştır. Gurbet, hasret, ölüm,
öldürme, felâketler, sevinçler vs gibi çeşitli olayların her biri, bir türküye konu olmuştur. Sayısız
örnekleri olan olaya bağlı türküler, şayet hikâyesi biliniyorsa, insanlar
üzerinde daha fazla etki bırakırlar.
YÜKSEK
YÜKSEK TEPELERE
Malkara
köylerinden olan Zeynep, uzak bir köyden olan Ali isminde bir delikanlıya
verilir. Zeynep, yedi yıl baba evine hasret kalır. Yüksek bir tepeye çıkıp
içinin acısıyla derdini dile getirir ve şunları söyler:
Yüksek yüksek tepelere
ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Annesinin bir tanesini hor
görmesinler
Uçan da kuşlara malum olsun ben
annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü
özledim
Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse
Kardeşlerim yollarımı bilse de gelse
Uçan da kuşlara malum olsun ben
annemi özledim
Hem annemi hem babamı hem köyümü
özledim
Zeynep
yataklara düşer. Baba evine haber gönderilir. Anası-babası altı günlük
yolculuktan sonra kızlarının yanına ancak gelebilirler. Ne çare ki, kızları
ölüm döşeğindedir. Zeynep, anası babasıyla hasretini giderdikten sonra, son
nefesi verir.
9. Bitki ve Çiçeklerle İlgili
Türküler
ÇİĞDEM
DER Kİ BEN ELÂYIM
Çiğdem der ki ben
elâyım Nevruz
der ki ben nazlıyım
Yiğit başına
belâyım Sarp kayalarda gizliyim
Hepisinden ben
alâyım Mavi donlu gök gözlüyüm
Benden âlâ
çiçek var mı
Benden âlâ çiçek var mı
Al baharlı mavi dağlar Bağlantı
Yarim gurbet elda ağlar
Lale der ki hey hey
tanrı Sümbül
der ki boynum uzun
Benim boynum neden eğri
Yapraklarım
düzüm düzüm
Yardan ayrı düştüm gayrı Beni
ak gerdana dizin
Benden âlâ çiçek var mı Benden
âlâ çiçek var mı
Al baharlı mavi dağlar Bağlantı
Yarim gurbet elda ağlar
Bu türkünün bir varyantı da şu şekildedir:
Lale der ki ben
laleyim Yasemin der boynum uzun
Kanadım altı karayım Çiçeklere yoktur sözüm
Cümle çiçekten alâyım Kibarlardır
iki gözüm
Hangimiz güzel çiçekler Hangimiz
güzel çiçekler
Nergis der ki ben nazlıyım Çiğdem
der ki ben alâyım
Sarp kayalarda gizliyim Yiğit
başına belâyım
Mavi donlu gök gözlüyüm Hepisinden
ben alâyım
Hangimiz güzel çiçekler Hangimiz
güzel çiçekler
Menevşe der hey hey tanrı Beyaz
gül der ben beyazım
Benim niye boynum eğri Gece
gündüzden ayazım
Yardan ayrı düştüm gayrı Cümle
çiçeklerden azam
Hangimiz güzel çiçekler Hangimiz
güzel çiçekler
Pembe gül der ben güzelim Reyhan
eydür sözüm haktır
Yanakta bade süzerim Cümle çiçekler ahmaktır
Kibar ellerde gezerim Hepimiz de bir topraktır
Hangimiz güzel çiçekler
Hangimiz
güzel çiçekler
MADIMAK
Madımak bitti m’ola Madımağın alları
Yolları tuttu m’ola
Tuttu m’ola yolları
Ela gözlü nazlı yar Hiç aklımdan çıkmıyor
Beni unuttu m’ola
Yarin tatlı dilleri
Ah madımak madımak Bağlanatı
Yar madımak madımak
Dön de bir yol beri bak
Madımak
kurutmadım Madımak biter oldu
Yar seni unutmadım
Yolları tutar oldu
Hatırını saydım da
Kömür gözlü sevdiğim
Üstüne yar tutmadım Gözümde tüter oldu
Bağlantı
Bağlantı
10. Satıcı Türküleri
KİLCİ TÜRKÜSÜ
Saçın
temizliği ve bakımı için kullanılan killer, Anadolu’da yeşil veya kırmızı
renkte kil satılırdı. Kilciler, eşeklerine yükledikleri killeri mahallelerde,
bilhassa kadın hamamları önlerinde, türküler söyleyerek killerini daha kolay
satma imkânı bulurdu.
KİLCİ TÜRKÜSÜ
Hamamın kapısı keçeli
Hamamın
kapısı tahta
Hamamcı yüzü peçeli
Yüzüğümüz kaldı tasta
Kilci oğlan gel içeri Kilcinin eşeği hasta
Kil isteyen hanımlar Bağlantı
Kil alan var mı
Eşeğimin boynu çanlı
Eşeğimin burnu huzzem
Dört ayağı gümüş nallı
Gel
oğlan yanıma uzan
Hamamcı pek fakir hallı (Şimdi)
gelir aramızı bozan
Bağlantı
Bağlantı
Kimi zaman kilci ile kadınlar birbirlerine karşılık
verirler.
Kadınlar:
Kilci:
Kilci emmi gel buraya Eşeğim
varmaz oraya
Bir batmanı kaç liraya Bir
oraya bir buraya
Düşman girmesin araya
Üç
batmanı beş paraya
Bağlantı
Bağlantı
Kilci emmi işte hamam
Ben bir fakir kilci oğlan
Tasım tarağım tamam Hamamcıya
denk olamam
Gitme sensiz duramam Sonra
ne der annen baban
Bağlantı Bağlantı
11. Ekin Türküleri
Divriği’de Ekin yolan / biçen kişilerin daha iyi
çalişmasi için güzel sesli olanlar tarafindan söylenen türkülerdir. Karşilik
olarak söylenen bu türkülere “çifte” denir.
Ağarmış arpası fiği
kurumuş
Benim yarim dere dere yorulmuş
Ey yar benim gönlüm sana vurulmuş
Gel otur yanıma yar n’olur n’olur
Akşam olup gölge köye dönünce
Saçinin ucuna belik örünce
Ekin bitip irgat köye dönünce
Biraz da dertleşek yar n’olur n’olur
Su yolunda ben o yare kavuştum
Yar aşagi ben yukari savuştum
Kaç gündür küsülüyüm o yar ile
Öptüm yanagindan yine bariştim
12. Ramazan Davulcusu Türküleri
BESMELEYLE
ÇIKTIM YOLA
Besmeleyle çiktim
yola Yagmur
yagar dolu dolu
Selâm verdim saga sola Uzaktir
Kabe’nin yolu
İki gözüm Hasan Efendi Bu
aylarda oruç tutan
Ramazan şerifleriniz mübarek ola Allah’ın sevgili kulu
Evlerinin önü iğde
Davuluma vurdum turayı
İğdenin dalları yerde Dolandım geldim burayı
Ratip Efendi’yi sorarsan İki
gözüm Tahir Efendi
mavi boyalı yeni evde Bugün
bırakmam bu sırayı
13. Kişiler Üzerine Söylenmiş Türküler
HEKİMOĞLU
Hekimoğlu derler benim
aslıma
Aynalı martin yaptırdım kendi
neslime
Hekimoğlu derler ufak bir uşak
Bir omuzdan bir omuza on arma fişek
Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu dediğin de aslan yürekli
Konaklar yaptırdım döşedemedim
Ünye Fatsa bir oldu da baş edemedim
Ünye Fatsa arası Ordu da kuruldu
Hekimoğlu dediğin o da vuruldu
14.
Keder, Dert ve Hastalık Türküleri
BİR OF ÇEKSEM
Bir of çeksem
karşıki dağlar yıkılır
Bugün posta günü canım sıkılır
Ellerin mektubu gelmiş okunur
Benim yüreğime hançer sokulur
Bir of çeksem karşıki dağlar iniler
İflah etmez bu dert beni yeniler
BURÇAK TARLASI
Sabahınan kalktım südü
pişirdim
Südün köpüğünü yar yar yere taşırdım
Kaynanamdan korktum aklım şaşırdım
Ah ne yaman da zorumuş burçak
tarlası
Burçak tarlasında yar yar gelin
olması
Sabahınan kalktım ezan da sesi var
Ezan sesi değil burçak yası var
Sorun şu adamın kaç tarlası var
Bağlantı
Elimi
salladım değdi dikene
İlahi
kayınbaba ömrün tükene
İntizar
ekerim burçak ekene
|